Bu bir hapishane öyküsüdür. 72. Koğuş, insan onurunun düştüğü en rüsva bataklıktır. 72. Koğuş, hırsızların, toprak için kan dökenlerin, kan davası güdenlerin cirit attığı yerdir. Devletin verdiği tahini peşin peşin satıp kumar oynayarak büyük hayal kuranların, koğuşu aydınlatan ampulü satıp karanlıkta kalmayı göze alanların, pencere kenarliklarini söküp yakarak ısınmaya çalışan insanların bulunduğu sefil bir mekandır 72. Koğuş. Kısacası insanlığın kaybolduğu fukaraliğin kamp kurduğu alçalisin dibidir 72. Koğuş.
Orhan Kemal 56 yıllık yaşamında Nobel alamamış bir yazardır. Çünkü kalemi hep sivri kalmış ve hep halkın yanında saf tutmuştur. Hiç bir zaman ucuz aşk kitapları yazmamış en önemlisi de dini asla kitaplarına malzeme etmemiştir. Her zaman insanların hayat kavgalarini dillendirmiş onların yaşadığı zorlukları yazmıştır. Toplumcu gerçekçi çizgiyi bana göre en iyi o temsil etmistir. Büyüksün usta. Hem de yanına kimsenin yaklaşamayacagi kadar...
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Toplumla beraber hareket etmeyen her insan davranışını delilik olarak yorumlayan ve hayatında 3 kere akıl hastanesine yatırılan Paulo Coelho'nun orada edinmiş olduğu tecrübelere dayanarak yazdığı bu kitabı hem akıcı hem de kısa. Veronika aslında ölmek istemiyor çevre onun ölmesini istiyor. Her ne kadar intihar girişiminde bulunsa da kurtarılır Veronika ve kapatıldığı hastanede bir haftalık ömrünün kaldığını öğrenir. Bu bir haftada şizofrenleri, intihara meyilli olanları ve panik atak yaşayanları bizzat gözlemleme imkanı bulur. Onları gözlemlerken kendini keşfeder ve yaşam ile ölüm arasındaki seçimini yapar.
Bosna ve Slovenya'da geçen olaylar silsilesi açıkçası beni çok içine çekemedi. Günümüzün en ünlü yazarlarından şüphesiz ( saygım sonsuzdur) fakat bu eser vasat kalıyor bu büyüklüğe.