Bu tacizlerin hayat konusundaki iyimserliğini lekeleyememiş olmasının bir nedeni de, erkeklerin aynı karanlık müziğin gizli kurallarınca ona kırılganlıklarını da hevesle teşhir etmeleriydi.
Da Vinci şifresi ile muazzam sükse yapan Dan Brown, en az onun kadar heyecanı, koşturması ve aksiyonu bol olan bu kitap ile de adından uzun zaman söz ettirmiş ve hala milyonlarca okuyucuya ulaşmaya devam etmekte. Dil yine sade ve akıcı. O kadar akıcı ki bir oturuşta en az 50, gün sonuna kadar 175 sayfaya kadar kendisini okutuyor. Önemli bir spor müsabakasını izlerken heyecandan hop oturup hop kalkarız ya hani işte kurgu aynen böyle. Isviçre'nin hatta dünyanın bilim şehri olan Cern'de başlayan olay örgüsü aynı saatler içerisinde Roma'ya oradan Vatikan'a sıçrıyor. Hristiyan dünyasındaki amansız din ve bilim savaşı işte o zaman başlıyor. Tanri'ya din mi yoksa bilimle mi ulaşılabilir? Bilim, çevre ve insanoğlunun rahatı için yararli aletler üreterek gizemsiz bir dünya bırakmasıyla suçlanirken; din, savaşı kazanmak için öldürmeyi mübah görmekle suçlanıyor. Peki kim kazanacak bu savaşı?
Simgebilimci Profesör Robert Langdon ile Vatikan'da koşturmak ve sürpriz sonuyla "Vay canına!" demek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız.