"İncinmemek ve incitmemek"ten yola çıkan ve "Gönüller yapmaya geldim," diyen bu zengin öğretinin, mutluluğu, tüketmekte arayan ve ciddi kimlik sorunlarıyla bunalan günümüz insanına söyleyeceği çok şey var.
Modern çağda insan ruhunun çoraklaştığını, insanın anlam arayışına bütüncül bir cevap sunamayan psikoloji ve psikoterapi öğretilerinin ruhun sızısına da merhem olamadığını görüyoruz. İnsan ebediyeti arıyor ve ötelerin sesini duymak istiyor.
Ata el-Horasânî demiştir ki:"Rahimlerde görevli melek, bir insan yaratılacağı zaman gider, kulun ölüp defnedileceği yerden bir miktar toprak alır, getirip onu rahimde döllenmiş nutfenin üzerine serpiştirir böylece kul, nutfeden ve topraktan yaratılır."
Artık bize düşen, Rabbimiz'le irtibatımızı kuvvetlendirip evvela kendi iç âlemimizde dengeyi bulmak ve âdil sıfatına kavuşmaktır. Sonra da evimizden başlayarak, yolumuzun kesiştiği herkese, her şeye karşı adaletli olmaktır.