Bir bahar günü öğleden sonra tren istasyonunun peronunda dikilip ölümün birkaç aylık bir süreyle yaklaştığını hissettiğinde, vücudundan durmak bilmeden akan kanın bunun delili olduğuna inandığında, aslında uzun zamandan beri ölü olduğunu çoktan kavramıştı.
Sonunda tren gürültülü bir sesle platforma gelince genç kadın tutunarak metal koltuğun arkasına sığındı. Bunu yapmasının sebebi, içindeki bir şeyin onu sert bir şekilde vagonun önüne doğru fırlatacakmış gibi hissetmesinden duyduğu korkuydu.
Bu yıl evliliğimizin beşinci yılına girdik ama baştan beri deliler gibi âşık olmadığımızdan, evliliği bir çileye dönüştüren o yorgunluk, sıkıcılık evresine düşmedik.