Evet, insan ömrünü iki kere ikinin peşinde geçirir, bu uğurda denizler aşar, yaşamını harcar ama aradığı gerçeği eline geçirmekten, inanın ki korkar. Çünkü onu bulur bulmaz, artık arayacak başka bir şeyinin kalmayacağını bilir.
Gerçekte, kişi mutlu olmak için bir şeyler yapmaz, mutlu olduğu için bir şeyler yapar. Kişi anlayışlı olmak için bir şeyler yapmaz, anlayışlı olduğu için bir şeyler yapar. Yüksek bilinç boyutundaki bir insanda, ruhun seçimi, bedenin aksiyonundan önce gelir. Yalnızca bilinçsiz bir insan bir şeyler yaparsa mutlu olacağına inanır. Ruhum doyumunu, bedenin yaptıklarında arar.
İşte bu nedenle "Hayatın, bedeninin yaptıkları değildir." Ama "bedeninin yaptıkları hayatının yansımasıdır."