Kumtorbasow

Kumtorbasow

Kumtorbasow

, bir kitap okudu
Puan vermedi·250 syf.·
2022 3. kitabı
Robert Greene
8.6/10 · 931 okunma
Reklam
Bence -geri kalmışlık
Batılaşma-Modernleşme İşimize geldikçe değişen kullanım, durum,ayrım. Kabullenmediğimiz geri kalmışlığımıza ayak diretmemiz. Önce İslamın Hristiyanlaşması Sonra Bilimin Kafirleştirmesi Gelinen noktada Doğunun Batılılaşması İşimize yarar nitelikte batının kabülü: Modernleşme. Bknz: Ordunun Modernleşmesi İşimize yaramaz nitelikte batının kabulü (gelenklerimize aykırılık): Batılılaşma Bknz: Miladi Takvime Geçiş Geri kalmışlık, geleceğe ayak diremekle gerçekleşiyor. Ve oluşan toplumumuz; kendini basit bir ayrım farkından kutuplaştırıp, yobazlaştırıyor. Bu ayrımı kişi insiyatiflerinden kurtarmadıkça geri kalmışlık, asla kurtulamayacağımız bir hastalık olarak kalacaktır. Geri kaldıkça geri kalmaya devam edeceğiz. Gerçeği bu noktadan kavrarsak, batının yıllar önce din yaymayı bırakıp kendi çıkarlarına yöneldiğini anlayabiliriz. Ve onları değil, gerçeği kabul ettiğimizi fark ettiğimiz vakit sadece gelişebiliriz. Batıyı yenmeden. Batıya yenilmeden.
“İLİM/BİLİM”
Daha yakın bir zamanda, Hristiyan kökeni ve etimolojisini unutulan 'alemânî, ilm (ilim/bilim) kelimesinden gelen ilmani seklinde okunur olmus ve kutsal vahye karşı insan bilimini yerleştirmeye çalışanlar tarafından yanlış yorumlanmiştir. Bu kelime, Batili propagandacıların, misyonerlerin ve bunların yerel temsilcilerinin, islam toplumunu ifsat edip şeriat hükmünü bitirmek için ithal ettikleri yabanci, neoputperest ve çoğunlukta Islam karşıtı fikirleri nitelemek için, hem radikal hem de geleneksel dindar yazarların kullandığı gözde bir genel terim haline gelmiştir. Bu kötülügün kaynagi Avrupa veya Amerikada, Yahudilik, Hiristiyanlik ve komünizmde çeşitli şekillerde yer almaktadır. Çözüm, hepsi için aynıdır; Yurtdışı kaynaklı emperyalistler ve yerli reformcular tarafindan dayatilan yabanci, purperest yasaları ve gelenekleri kaldırmak ve Allah' in her şeyi kapsayan tek gerçek yasasını geri getirmek. Bu doktrinin savunuculari 1979 da İran’da iktidara geldi. Giderek artan bir sekilde, bunlar diğer Müslüman ülkelerde de hesaba katılması gereken bir güç haline gelmiştir.
Sayfa 123·Kitabı okudu
“Sekülarizm/secularism"
“Sekülarizm/secularism" kavrami on dokuzuncu yüzyilin ortalarina dogru ilk defa Ingilizcede, temel olarak ideolojik bir mana kastedilerek kullanilmis gibi görünmektedir. Ilk kullanıldığı sıralarda, ahlakin Tanrı’ya veya öteki dünyaya iliskin düsüncelerin bir kenara bırakılarak bu dünyada insanin refahına dair mantıksal düsüncelere dayanması gerektigini ifade etmekteydi. Sonrasında daha genel bir mana kazanarak, basta genel egitim olmak üzere kamu kuruluşlarının, dini değil seküler olmasi gerektiği inancı için kullanılmıştır. Yirminci yüzyılda "secular" kelimesinin daha eski ve daha geniş yan anlamlarindan yeni manalar kazanarak oldukça geniş bir anlam dünyasını ihtiva eder oldu. "Ayrılık/separation" ile birlikle siklikla, Fransizca (ve diger dillerdeki) "laiklik/laicisme" kavramına neredeyse eş bir mana yüklenerek kullanılmaktadır. Ancak Ingilizcede bu kelime, zikredilen anlam dünyasina sahip sekilde halihazira dek kullanılmamıştır.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Reklam