Ersan arda

Ersan arda
@Meyane
I have a dream... Bu da geçer... Lamelif... Ben yarındım, ancak elimden aldınız bugünümü... İnnâ fetahnâ leke fethan mubîna
Eşik (36)
Işığı kapattığın o milisaniye ile karanlığın odaya tam olarak yerleştiği an arasında isimsiz bir boşluk vardır. Gözlerin, az önceki aydınlığın hayaletini hala retinasında taşırken, oda ne tam aydınlıktır ne de tam karanlık. İşte o an, Eşik’tir. Eşik, sadece bir ışık kırılması değildir; bir vazgeçiştir. Gündüzün tüm tanımlarından, isminden, unvanlarından ve sırtında taşıdığın o görünmez kimlikten vazgeçtiğin yerdir. Eşikte dururken, ne dün akşamki kişisindir ne de yarın sabah uyanacak olan. Sen, sadece o boşluksun. Mutfağa doğru yürürken adımların yeri ezberlemiş birer reflekse dönüşür. Bardak, tezgahın üzerinde bir cisim değil, bir ihtimal olarak durur. Suyu doldururken çıkan ses, sessizliği bozmaz; sessizliğin içindeki bir frekansı doldurur. Su, burada bir ihtiyaç değil, madde ile ruh arasındaki o ıslak bağdır. Bir yudum alıyorsun. Su boğazından geçerken, bilincin o ince çizgide dans eder. Tam o anda, zihninde beliren o tek cümle, o tek görüntü aslında senin en yalın halindir. Gün boyu binlerce veriyle beslenen beynin, bu eşikte sana sadece gerçeği fısıldar. Şimdi o bardağı yavaşça bırak ve düşün. Sen, o gün boyu koşturan "sen" misin? Yoksa sadece bu eşikte, karanlık ile aydınlığın birleştiği o tanımsız boşlukta, elinde bir bardak suyla duran o sessiz gözlemci mi? Kim bilir... Belki de asıl hayat, eşiklerin dışındaki o büyük gürültüde değil, tam o sınırda, ne o ne bu olduğun o adsız anda yaşanıyordur. Kim bilir...
Edebiyat
Reklam
Allahım sen konuyu biliyorsun. AMİN
Allah değişmeyecek şeyleri değiştirmeye kâdirdir.
Din
Beni yaraladı Beni uyandıran
İnsan ve Duygular
Dünyanın o son günü sen beni arayacaksın.
İnsan ve Duygular