Gerçek her zaman bir kuyunun dibinde değildir. Aslında, daha önemli bilgilere bakınca, onun hep yüzeyde olduğuna inanıyorum. Biz onu vadilerin derinliklerinde ararken, o dağların doruklarında durmaktadır.
«Bir kuş, dedeciğim! Ormana doğru uçup bize izleyeceğimiz yolu gösteren bir kuş... Ormanlarda ve kırlarda yürüyeceğimizi, nehir kıyılarında dolaşacağımızı ve ne değin mutlu olacağımızı konuştuğumuzu anımsıyorsun değil mi? Oysa güneş parlayıp dururken, her şey neşeli ve coşkuluyken biz küsüp oturuyor ve boş yere vakit yitiriyoruz. Bak ne güzel bir yol! İşte aynı kuş bir başka ağaca uçuyor ve ötmeye hazırla- nıyor. Biz de yolumuza devam edelim.>>
Gözlerimi kapatabilseydim,
ve rüyalar elimden tutup götürebilseydi,
yükselip uçardım başka bir gökyüzüne,
Unuturdum kederimi.
Hayal gücüm ile seyahat edebilseydim,
sevgi ve umutlarımın büyüyebileceği,acıyı silebileceğim saraylar ve geceler inşa ederdim...