Hep birden konuşuyorlardı, sesleri direnmeli, çelişmeli ve sabırsız gerçeksizliği bir olurluluk yapıyor, sonra bir olanak şekline sokuyor sonra yadsınmaz bir gerçek yapıyor, her zaman böyle olur zaten İnsanların istekleri sözcükler haline gelince.
Sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti ... Bu saati sana zamanı hatırlayasın diye değil, ara sıra onu bir an unutasın ve soluğunun hepsini onu elde etmek için harcamayasın diye veriyorum. Çünkü şimdiye kadar hiçbir savaş kazanılmamıştır demişti. Dahası savaşılmamıştır bile. Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir.