Ey oğlum, şunun için öğrenme ki, onunla bilginlere köçeklenesin, ya da onunla bilgisizleri hor göresin, ya da toplantılarda kendini övüp ikiyüzlülük yapasın.
Bir gün, asfalt ovalarda yürüyen bir abdal* gelip, çağın karmaşasını, geçmişin belleğini, geleceğin rüyasını onun ruhuna üfleyene kadar; insanın anlamını tüketiyorsun, dünya seninle başlamadı, seninle de bitmeyecek, diyene kadar, cehennemine dua etmeyi sürdürecek.
1890-1945 Türkiye dizisinin 4.kitabı..
Kamil Bey'in bir bayram öncesi cezaevindeki yerinin değiştirilmesiyle başlayan romanda kendisinin de yavaş yavaş değiştiğini dinginlikle okuyoruz.
Her kitabında olduğu gibi kahramanımız çok gerçek. Empati yaptırabiliyor kendiyle..
İşgal sürecinde şehrin maruz kaldığı sınıfsal ayrım ve işgale tepkileri; cezaevinde de dışarda da iyi yansıtılmış. Şehir tasviri o zamanın İstanbul'unda geziyormuşsunuz hissi veriyor.