Yorulan usulca çıkar yine kanalizasyondan. Evine gider. Paspasın
altına sakladığı anahtarla kapıyı açar. İçerdekiler hiçbir şey
olmamış gibi davranırlar. Sanki ortadan yok olmamış, boka batmamış,
hep ama hep aralarındaymış gibi.
Aile böyle bir şeydir. Kan kusar kızılcık şarabı içtim der.
Halk da böyledir. Sinesi geniş, başına ne gelirse hepsini çekmiş.
O yüzden Deli, aileleri sever, halkları sever. Kuralları ve gelenekleri
ve adabımuaşereti sever.
Bileklerimize kadar bokun içindeyiz. O da ayaktayken ya da
çömeldiğimizde. Yatmaya kalkarsak yüzümüz gözümüz de bok
oluyor. O yüzden ayakta uyuyoruz. Bu da Deli'nin işine geliyor
İnsanoğlu böyledir. Döner bakar yaptıklarına, hesaplaşır hesapları
karıştıra karıştıra. Matematikten anlamayanın zerre kadar
aklı olmazmış. Bunu çok geç anladım. Anladığımda çoktan bu
lağımdaydım. Matematik sadece sayılar, toplamalar, çıkartmalar,
çarpmalar ve çırpmalar değildir. Matematik üçgenler ve prizmalar
ve iç ya da dış açılarla logaritmalar da değildir.
Matematik her şeydir. Allah sandığınız şeydir mesela. Allah bildiğin
matematiktir. Ve biz matematikten fena halde çakmaktayızdır.
İkimizin hayatının başında bir orman, sonunda bir şehir var.
Ortasında kocaman bir sirk. O, sirkin bir parçası olmak istiyor, ben
sirkten korkuyorum. O kuşları avlıyor, ben kanatlarındaki yaralan
sarıyorum. O köpeklerden ölesiye korkuyor, ben onların sırtına
binip dolaşıyorum.
O sirki sevmiş, ben sirkten ürkmüşüm.