Yaşar Kemal'in okuyup da sevmediğim hiçbir kitabı yok. Bu kitapta böyle işte. Yörüklerin efsanesi ama nasıl bir efsane.. Kahramanlarla dolu ama çaresiz bir kahraman, yiğitlerle dolu ama kimseye kıyamayan. Çocuklarını kaybeden analar, yersiz yurtsuz insanlar.. Her çekilen acıyı hissettiren bir kalem , dil. Çukurova'yı tüm çıplaklığıyla göz önüne seren ayni zamanda tarih ve sosyolojik bir tahlil. Her zaman ki Yaşar Kemal işte. Muazzam, mükemmel, enfes..
Bir kitap düşüncelerinizi , kafanızı nasıl kemirir? İşte böyle. Her hikayede kafamda dinamitler patlıyor, kalbimde acısı hissediliyor. Mine Söğüt'ün okuduğum ilk kitabı ve son olmayacak asla.
GergedanMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20193,477 okunma
Ne zaman gelir bir daha bu dünyaya Atatürk gibi adam?
Ah be Ata'm. Okudukça yaptıklarını önünde saygıyla eğilmekten başka bir çare bırakmıyorsun insana.
Sarı saçlım, mavi gözlüm,
Nerde?
Yaşar Kemal'i çevirisiz, kendi diliyle, yazısıyla okumak ne büyük zevk!
Kitap, çok güzel aynı zamanda öğretici. Fillerin karıncalar üzerinde yaptığı sömürü aklıma direkt Batı emperyalizminin tüm Ortadoğu coğrafyasının canına okuyuşunu getirdi.
Zaten solcu bir aydın olan Yaşar Kemal, bu kitabında da sömürü düzenine, özgürlüğe, eşitliğe, hakkını savunmaya çok güzel yer vermiş. Ayrıca bazı noktalarda insanın insana yaptığı zulmü hayvanların diliyle çok güzel vurgulamış.
Çok beğendim.
Her ne kadar kendisinin ölümü pek iç açıcı olmasa da yaşlılar ve yaşlanma üzerine yazdıkları gerçekten çok güzel. Bana kalırsa 55-60 yaş arasındaki insanların da okuması gereken bir kitap. Ölüme ve yaşlılığa adım adım giden hayatı neden olgunlukla karşılamanın bir açıklaması olarak düşünülebilir. Akıcı bir dili de olması kitabı daha çok sevdiriyor. Filozoflar iyi ki var olmuşlar.