"Ayaklarının dibine serdiğim ışıklı yolda yürümekten niçin çekiniyorsun? Hayranlık dolu bakışlarla seyredeceğin ne sihirli manzaraları, kulağına fısıldayacak ne tatlı sırlarım, yoluna serpilecek kokusu insanı kendinden geçirecek ne çiçeklerim var!
-Benden yüz çevirip de neden o korkunç çukura dönüyorsun?
"Bu defa da gözleri Anjel'in fotografına rastladı. Mürebbiye, üzeri ipekli çiçeklerle nakışlı fes rengi kadifeden bir çerçeve içinde cazip nir bakışla gülümsüyordu. Şemi:
-Ben ağlarken sen gülmek için mi yaratıldın? dedi.
-Gül sevgili Anjelim. O zehirli, o aldatıcı tebessümün yüzünden hiç eksik olmasın."