Ayakkabım tam on üç yıldır benimle. Siyonist düşmanla savaşmaya başladığım intifadadan beri aynı ayakkabıyı giyiyorum. İntifadadan o kadar yıl geçmesine rağmen halen ayakkabımın üzerinde, silahlarını aldıktan sonra kafalarını ezdiğim Siyonist askerlerin kanları var. Siyonist askerler, bu silahlarla masum çocukları, kadınları, yaşlı insanları ve direnişçi savaşçıları şehit ediyorlardı.
Benim ayakkabım sizin ayakkabılarınız gibi güzel ve parlak değil, yırtık ve tozla kaplı. Fakat üzerinde çocuk katili Siyonist askerlerin kan izlerini taşıyor. Bu yüzden ayakkabıma her baktığında izzet, şeref ve gurur duyuyorum.