Söz konusu insan olduğunda yavrular diğer memelilerden farklı olarak sinir sistemi tam olarak gelişmemiş doğar. Bunun nedeni annenin pelvis açıklığıyla (bel kalça bölgesi) ilgili bir meseledir. Zira eğer sinir sistemi tümüyle geliştikten sonra doğsaydı kafası büyük olacağından pelvis bölgesinden geçemezdi.
Sistem erkekten alacağını almıştır ve artık ona ihtiyacı yoktur.
O nedenle kafa karıştırmasın diye kendisini güzelce uyutur.
Sevgili kadınlar siz her ne kadar bu olayı çok kaba görseniz
de işin fizyolojisinde bu vardır. Hem ayrıca uyumasaydı çok
mu iyi olurdu? Düşünsenize cinsel birleşme sonrası size dönüp
"Aşkım ya canım nasıl karpuz çekti. Birkaç tane dilimlesen de
yesek ha" diyen bir adam olduğunu.
Diğer taraftan kadınlar, bebeğin altını değiştirdikten hemen sonra deney ekibinin bu tarz bir talebi olmamasına rağmen bebekleri kucaklarına alıp bir süre bebekle oynayıp onu sevmişlerdi. Görevi tamamlamış olsalar da bebek ile iletişim kurup duygu paylaşımı yapmayı ihmal etmemişlerdi. Bu arada
deneydeki kadın gönüllülerin hiçbirinin anne olmadığmı tekrar vurgulayalım.
Erkek beyni bu konuda o kadar şanslı değildir. Yani karşısındaki kişinin o anki duygu durumunu anlamakta epey zorlanmaktadır. Hatta karşısındakinin duygularını okuyamama, sosyalleşme konusunda sıkıntı çekme gibi sorunların ortaya çıktığı otizm ve asperger sendromu gibi rahatsızlıklar erkeklerde kızlara oranla yaklaşık sekiz kat daha fazla görülmektedir