'Herkesin dostu' olmak gerekiyordu kısaca. Herkesin derdine koşmak gerekiyordu. Ve en önemlisi onların derdine koşarken, onların işine yaramak gerekiyordu. Öğreteyim derken onların yaşantısını büsbütün içinden çıkılmaz bir duruma getirmemek gerekiyordu.
Belki de bütün hayatınca uyguladığı "düzenli yaşama" ilkesini, küçük yaşta onu ürküten bu karışık düzene karşı bir tepki olarak benimsemişti, kim bilir?