Orta halli esnafların, fukara takımının Halk Partisi'ne bu kadar düşman olmaları, Ramiz Efendi için akıl alır bir şey değildi. Bütün gerçek Kuvayi Milliyeciler gibi, bir tek soruya sarılmıştı, Ramiz Efendi de sımsıkı... "Millet" ne istiyordu kurtarıcılarından, hem de kurtuluştan yedi yıl sonra?.. Hele şu yedi yıl önce kurtarılan gavur İzmirliler neyi alıp veremiyordu? Anadolu'da particilik yüzünden yaralananlar, hatta ölenler vardı. Millet ikiye bölünmüş, cumhuriyetten sonra güçlükle kurulan devlet düzeni, içgüven, kısası, birlik, silinip süpürülmüştü. Her çeşit kaldırım kabadayılığı, fırsat düşkünlüğü, en yıkıcı muhalefet, en ağza alınmaz eleştiri meydanlarda, gazetelerde kol geziyordu. (...) Bin yıl yaşasalar bir araya gelemeyecek heriflerin kudurmuş kalabalığı, günden güne artık kabarmakta, gem almaktan çıkmaktaydı. Kuyruk acısı olan eski düşmanlar, çıkarlarını yitirenler, iyiliği, kötülüğü ayırt edemez avanaklar neyse neydi ya, cumhuriyet sayesinde işler tutmuş birtakım kodamanların, yeni partiden gelecek hürriyetle piyasadaki tıkanıklığın açılacağını, memlekete yabancı sermayenin akacağını düşünmeleri nasıl bir hesapsızlık...