Önceki iki kitapta olduğu gibi bu kitapta da Çukurova yöresindeki ağalarla köylü halkın mücadelesini anlatmaya devam etmiş Yaşar Kemal. Eşkıyalığı bırakmak isteyen, ama eşkıyalığın onu bırakmadığı bir İnce Memed var bu kitapta karşımızda. Kitabın dili her zaman olduğu gibi oldukça yalın, akıcı. Ancak gerçekle masalın bilhassa kitabın sonlarına doğru çok fazla iç içe geçmesi okurken zaman zaman bunalmama sebep oldu.
Cumhuriyetin ilanını takip eden ilk yıllarda ağalık düzenine başkaldırıp dağa çıkmış olan İnce Memed'in önceki kitapta kafasına yerleşen "Ağalar vurmakla bitmez." düşüncesinin bu kitapta yerini "Bir ağa gider bir ağa gelir, bir İnce Memed gider, yerine bin İnce Memed gelir." düşüncesine bıraktığını görüyoruz. Ayrıca ilk iki kitapta hissedilen devletin otorite eksikliğinin az da olsa giderilmeye başlandığı, ağaların her dediğine olur demeyen devlet görevlilerinin de hikayeye eklenmeye başlanmasıyla anlaşılıyor.
Hikayede gerçekleşen her olayın hem köylülerce hem de ağalar tarafından İnce Memed'den bilinmesi, Memed'e sürekli doğaüstü yakıştırmalar yapılması ve bunun sonunun gelmemesi aklıma, başlık olarak da kullandığım, "Şeyh uçmaz, müritleri uçurur." atasözünü getirdi istemsizce.
Serinin üçüncü kitabında ilk iki kitapla kıyaslayınca yazarın olay akışından ziyade karakterlerin düşünceleri ve geçmişleriyle birlikte genel bir dönem tablosu çizmeye odaklandığı net bir biçimde fark ediliyor.
457. sayfadan 459. sayfaya kadar anlatılan Hasan Dağı'nın hikayesi kitapta en çok hoşuma giden bölüm oldu diyebilirim. Ayrıca hikayeye yeni dahil edilen karakterlerin tanıtımlarının oldukça iyi yapılmış olması, geçmişleri, bulundukları noktaya ne şekilde gelmiş olduklarının anlatımı fazlasıyla beğendiğim bir diğer noktaydı.
Serinin bu kitabını okumak benim için biraz
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,4bin okunma