Milena

Milena
@Milenia_
16. Yy'da İstanbul Metin And
Koca karısını dövdüğünde kadının kadıya gitmeye hakkı vardı. Erkek bu durumda para ya da 100 sopalık falaka cezasına çarptırılırdı. Ancak erkek karısını pencereden bakarken ya da içki içerken yakalarsa onu boşayabilirdi. Bu durumda kadının çeyiz parası ve evlenirken getirdiği her şey kocaya kalırdı. S. 210
Reklam
16. Yy'da İstanbul Metin And
Üst ve orta sınıf-tan olanların giysileri altın ve gümüş brokardan, satenden, damaskodan veya ipektendi. Hanımların saçları ve kaşları siyahtı. Siyah değilse de siyaha boyar ve kaşlarını boyayla birleştirirlerdi. El ve ayak tırnaklarının uçlarına kına yakarlardı. Çocukların da ellerine, ayaklarına ve saçlarına kına yakılırdı. Hanımlar başlarına örtü örterler, üzerine öne doğru, 12-13 santim yuksekliğinde gümüş ve altın işlemeli şapka, bunun üzerine uzun bir örtü daha takarlardı. Bu eşarba, siyah ipek ve bütün yüzü kapayan bir peçe iliştirilirdi. Kimse onların yuzünü göremez, ancak onlar dışarıyı rahatça görürlerdi. Hanımlar kentte dolaşırken tüm bedenlerini beyaz bir örtuyle örterlerdi. Yakın arkadaşları bile onları beyaz çarşaf içindeyken tanıyamazlardı. s.194
16. Yy'da İstanbul Metin And
Busbecq, Istanbul'da geçen yıllar süresince Sultan Süleyman in dinsel görevlerini yerine getirmekte gittikçe daha titiz davrandığını gözlemiş. Daha önce gumüş kaplar kullanırken toprak kaplar kullanmaya başlamış. Daha önceleri oğlanlardan oluşan bir korodan şarkılar dinlemeyi çok severken, bundan da vazgeçmiş. Bunun günah olduğuna inanmış. Tüm müzik aletleri kırıp, yakılmış. Oysa bu aletler hem iyi zanaatkárların elinden çıkmış, hem de altın ve değerli taşlarla bezenmişler. s.190
Alıntı
16. Yy'da İstanbul
Dernshwam'a göre Türklerin içki içmelerinin yasak olması onların yararınaydı. Çünkü içtiklerinde çok içiyor ve daha fazlasını satın almak için gömleklerini bile satıyorlardı. İçki içmek serbest olsaydı Türkler dünyanın en kötü sarhoş ulusu olurdu. s.189
Alıntı
R. E. Koçu (Tarihimizde Garip Vakalar)
Maaşların muntazam verilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti ile başlamış ve cumhuriyet devrinde de Atatürk'ün asil bir direktifi ile daha ileri gidilerek peşin maaş usulü tatbik edilmiştir, bu da muhakkak ki devlet idaresinde bir asaletin ifadesidir.
Alıntı
Reklam