Milena

Milena
@Milenia_
Paris'teki konferans masasında Başkan Wilson, Lloyd George ve Clemanceau çaresizlikle çevrelerine bakınıyorlardı. Sonunda ne olduğunu anlayabilmişlerdi. O asi liderin , o tatsız serüvencinin, Mustafa Kemal'in önderliği altındaki Türkler, müttefikleri Türkiye'yin dışına atmak üzereydiler. Bir avuç pejmürde kılıklı Türk, muzaffer Müttefikleri kovalıyordu!
Sayfa 109 - Arba Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Atatürk
O, Diktatördür. Gelecek onun güçlü avuçları içinde uzanmaktadır. Eğer bu eller gevşer, titrer ve başaramazsa, her şeyi mahvedecek kadar güçlü olsa da, eğer inşa edemezse, o zaman Türkiye ölecektir. Ailesi, dostu olmayan yalnız bir adam olarak. Türkiye'nin halkını sahip olduğu tüm özel mülklerinin ve iktidarının varisi yapmıştır. O, Türkiye'de bir daha kesinlikle bir Diktatör ortaya çıkmasın diye Diktatör olmuştur .
Sayfa 239 - Arba Yayınları·Kitabı okudu
Atatürk
Kendi ayakları üzerinde durabileceği ve yolu öğrendiği zamana dek halkımı elinden tutup ben götüreceğim. Ancak ondan sonra kendileri için iyi olanı seçebilirler ve kendi kendilerini yönetebilirler. O zaman eserim tamamlanmış olacaktır.
Sayfa 252 - Arba Yayınları·Kitabı okudu
Türkiye'nin başkalarından daha iyi olmasını değil, kendi çapında iyi olmasını istiyordu. Osmanlı İmparatorluğu dunyayı ele geçirmek peşine düşüp, güvenliğinı benimsedığı son çareye bağlayarak devamlı daha ileri gitmiş ve bundan sonra yine güvenliğını güvenceye almak için ilerlemeye devam etmek zorunda kalmıştı. Padişahın egemenliğine ne olduğunu görmüştü, ve o, ülkesı için, Türkler'in yaşadığı Türkiye'nin güven içinde ve müreffeh olmasından başka hiçbir şey istememişti.
Sayfa 261 - Arba Yayınları·Kitabı okudu
"Tripoliçe'de üç gün boyunca kırk bin Müslüman öldürüldü. Din adamlarının kışkırtmaları ile kadın, yaşlı, çocuk demeden kırk bin can Rahman'a kavuştu. Biz onca zamandır neden uğraşırız sanırsın evlat? Sen deli misin de aylarca o konakta direnirsin. Biz ceddimiz mezalim görmüş, neslimiz görmesin diye uğraşırız."
Sayfa 27 - Benim hocam yayınları