"Sosyal medya bir kilise gibidir: Like amin demektir. Paylaşmak birliktir. Tüketmek kurtuluştur. Influencerların dramaturjisi olarak tekrar, can sıkıntısına ve rutine yol açmaz. Daha ziyade, bütüne bir ayin karakteri verir. Aynı zamanda, influencer, tüketim ürünlerini kendini gerçekleştirmenin araçları gibi gösterir. Kendimizi ölümüne gerçekleştirirken, aynı zamanda kendimizi ölümüne tüketiriz. Tüketim ve kimlik iç içe geçer. Kimliğin kendisi bir meta haline gelir."
"Nitekim akıllı telefon bizi sürekli gözetime tabi tutan etkili bir habercidir. Akıllı ev ise tüm evi, günlük hayatımızı en ince ayrıntısına kadar kaydeden dijital bir hapishaneye dönüştürür. Akıllı süpürge robotu bizi zahmetli temizlikten kurtarırken tüm evin haritasını çıkarır. Ağ bağlantılı sensörlere sahip akıllı yatak, uyurken bile gözetlemeye devam eder. Gözetim kolaylık biçiminde günlük yaşama sızmaktadır. Akıllı konfor alanı olarak bu dijital hapishanede, egemen rejime karşı hiçbir direniş yoktur. Like, herhangi bir devrim düşüncesini ortadan kaldırır."
"Enformasyon toplumu şeffaflık toplumudur. Şeffaflık buyruğu uyarınca, enformasyonlar serbestçe dolaşmalıdır. Gerçekten özgür olan insanlar değil, aksine enformasyonlardır."
"Bu arada enformasyon rejiminde insanlar gözetlendiklerini değil, özgür olduklarını hissederler. Paradoksal bir şekilde egemenliği güvence altına alan, tam da özgürlük duygusudur. Enformasyon rejiminin disiplin rejiminden kökten ayrıldığı yer burasıdır. Özgürlük ve gözetimin birleştiği momentte tahakküm kusursuz hale gelir."