Dijitalleşme ve Demokrasinin Krizi

Enfokrasi

Byung-Chul Han
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
72
Basım Tarihi:
6 Ekim 2022
Yayınevi:
Ketebe Yayınevi
ISBN:
9786258159257
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·72 syf.·
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Modern çağ filozoflarından Byung-Chul Han, “enformasyon” ve “demokrasi” kavramlarını bir araya getirerek “Enfokrasi” adlı yeni bir kavram ortaya çıkarmış. Han’a göre dijital çağda iktidar artık yalnızca disiplin, yasak ya da baskı üzerinden değil, enformasyon akışları, veri üretimi ve dijital iletişim ağları üzerinden işlemektedir. Modern dünyanın yeni iktidar biçimi, bireyi baskıyla değil paylaşımla, zorlamayla değil serbest bırakmayla, yasaklarla değil özgürlük hissiyle kuşatmaktadır. Enfokrasi, tam olarak bu dönüşümün adıdır. Geçmişte iktidarlar/güçler kitleleri gözetleyerek tahakküm altına alırdı. Byung Chull Han'ın Enfokrasi kavramını anlamak için Panoptikon modelini bilmek gerekiyor. Çünkü Enfokrasi, Panoptikon'un sonrasıdır. Panoptikon köken olarak Jeremy Bentham’ın tasarladığı ideal hapishane modeline dayanır. Bu yapıda mahkumlar, merkezdeki bir gözetleme kulesi tarafından sürekli izlenebilecek şekilde hücrelere yerleştirilir, fakat mahkum, gerçekten izlenip izlenmediğini asla bilemez. Böylece fiziksel bir zorlamaya gerek kalmadan, birey “her an izleniyor olma ihtimali” üzerinden kendini kontrol etmeye başlar. Michel Foucault bu modeli yalnızca bir hapishane düzen olarak değil, modern iktidarın işleyiş mantığı olarak yorumlar. Ona göre panoptikon, hapishaneye özgü bir istisna değil, okuldan hastaneye, fabrikadan kışlaya kadar modern toplumun tüm kurumlarına yayılan bir disiplin mekanizmasıdır. Foucault’ya göre modern iktidar artık doğrudan zor kullanarak değil, bireyleri sürekli görünür kılarak işler. Görünürlük burada bir açıklık değil, bir denetim biçimidir. Birey gözetlenip gözetlenmediğini bilmediği için gözetimi içselleştirir ve kendi davranışlarını sürekli olarak düzeltir. Böylece dışsal iktidar, içsel bir denetim mekanizmasına dönüşür. Ancak
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Like amin demek,Paylasmak birlik,Tüketmek kurtuluştur!
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2024 185. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2024 22:47
Kitap isminden de görüldüğü gibi Dijitalleşmeyi insanın nasıl bir "veri kutusu" gibi kullanıldığını anlatıyor. Kitabı okurken halimize çok acıdım ve endişelendim. Bazı bazı ben de eleştirel sözler yazardım. Mesela derdim ki; "Bu gidişle biz insanlar da ruhsuz robotlara dönüşeceğiz.." Beni bir söyleten varmış meğer:) Biz ruhsuz robotları da geçmiş level atlamışız:) Kitabın her cümlesi alıntı idi. Ama bir tanesi içinde olduğumuz tehlikeyi adım adım anlatmış: "..internette ne kadar uzun süre kalırsam, filtre balonum o kadar çok sevdiğim enformasyonlarla dolar, bu da kanaatleri mi güçlendirir. Bana sadece benimkine uyan dünya görüşleri gösterilir. Diğer enformasyonlar ise bu balonun dışında bırakılır. Filtre balonu beni kalıcı bir "ben-döngüsü"ne hapseder.." Son olarak yazar demiş ki: "Enformasyon rejiminde insanlar gözetlendiklerini değil, özgür olduklarını hissederler.." Hadi bakalım teknolojinin esiri olmuş, gönüllü kölelere dönüşmüşüz bile .. Gözünüz aydın! Atı alan Üsküdar'ı geçmiş.. Babamın deyimi ile "Su köprüyü bölmüş bile" Allah yardımcımız olsun:) Keyifle okudum, herkese tavsiye ediyorum. Yazara Byung-Chul Han selam olsun:) Keyifli okumalar dilerim..
İnsan ve Toplum
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Byung Chul Han Enfokrasi
7/10
·72 syf.··
2026 178. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 03:56
Kitabı okurken en çok rahatsız eden şey anlattıklarının aşırı gerçek gelmesi oldu. normalde bu tarz kitaplarda biraz abartı payı olur ama burada özellikle sosyal medya, algoritmalar, reklamlar ve insanların kendi kendini gönüllü şekilde sisteme açması konusu baya güçlü anlatılmış. Byung Chul Han’ın anlattığı şey klasik anlamda bir diktatörlük değil zaten. Kimse seni zorla susturmuyor ama herkes sürekli konuşuyor ve bu yüzden aslında gerçek düşünce kayboluyor gibi. Bence kitabın en vurucu kısmı da buydu. Eskiden insanlar baskıyla kontrol ediliyor fikri vardı. Orwell tarzı yani. Ama burada insanlar özgür hissettirilerek kontrol ediliyor. Like atıyorsun paylaşım yapıyorsun kendini ifade ettiğini sanıyorsun ama aynı anda sisteme veri üretiyorsun. Ve bunu gönüllü yapıyorsun. Adamın “dijital hapishane” tanımı gerçekten boş değilmiş bunu okuyunca anlıyor insan. Kitapta dikkatimi çeken başka bir şey de artık hakikatin bile önemsizleşmesi oldu. Eskiden yalan gerçeği gizlemek için vardı şimdi ise o kadar fazla bilgi var ki doğru olan şey görünmez hale geliyor. Sürekli içerik tüketmek insanı bilgili yapmıyor aksine düşünemez hale getiriyor biraz. Bunu özellikle kısa video kültüründe falan çok net görebiliyorsun zaten. herkes konuşuyor ama kimse gerçekten tartışmıyor. Birlikte olma konusu da baya iyi anlatılmış. İnsanlar sürekli bağlı ama aşırı yalnız. Topluluk yok artık sadece ağ var. Arkadaşlık bile bazen profil etkileşimine dönmüş gibi hissettiriyor. Özellikle influencer kültürü kısmı bana çok doğru geldi çünkü insanlar gerçekten lider falan takip etmiyor artık direkt karakter ve imaj takip ediyorlar. Kitabın bazı yerleri fazla karamsar bence. Sanki tamamen kaçış yokmuş gibi anlatıyor bazen. O kısmı biraz abartılı geldi bana çünkü sonuçta insan farkındalık geliştirebilir.
Felsefe
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
10/10
·72 syf.··
2022 257. kitabı
“Demokrasi, enfokrasiye dönüşüyor.” Çağımızın en önemli düşünürlerinden biri olan Byung-Chul Han sadece 60 sayfalık bir kitaba dijitalleşme ve enformasyonun bizleri getirdiği son noktayı, enfokrasiyi sığdırmış. Kapitalizm, dijitalleşme öncesi yıllarda kendisine itaat eden, uysal, boyun eğen insanlar isterdi ve bunu Foucault’un ifadedesiyle “Disiplin Rejimi”ile gerçekleştirirdi. Günümüzde ise “Enformasyon Rejimi” özgür, yaratıcı bireyler hedefler. Disiplin rejimi bir gözetim toplumudur ve insanlar kendilerini sürekli gözetlenme baskısı altında hissederler. (George Orwell’ın Big Brother’ı gibi) Ama enformasyon rejiminde insanlar sosyal medya ve çeşitli iletişim araçları ile kendileri görünmek, takip edilmek isterler. Aslında gözetleniyorlardır ama kendilerinin özgür olduğunu düşünürler. Enfokrasi ile sosyal hayat, siyasal hayat, sağlık, kültür kısacası insana özgü tüm parametreler bir enformasyon bombardımanı altındadır. “Enformasyon savaşları günümüzde akla gelebilecek her türlü teknik ve psikolojik araçlarla yapılmaktadır.” Örneğin Troll orduları ile kasıtlı olarak haber ve komplo teorileri yayılmakta, sosyal botlarla insanların oy verme kararını doğrudan etkilemeseler de karar alma ortamını manipüle edebilmektedirler. Artık argümanlar değil algoritmalar hakimiyet kazanmıştır. Yazar ayrıca dünyanın nihilizme doğru kaydığını söyler ama bu Nietzsche’nin “tüm değerlerin yeniden değerlendirilmesi” şeklindeki değer nihilizminden çok farklıdır. “Enformasyon toplumundaki patolojik kırılmalardan biridir.” Sahte haber, dezenformasyon ve komplo teorisi çağında, gerçekliği ve onun olgusal hakikatlerini yitiriyoruz. Herhangi bir iletişimsel eylem olmadan işleyen bir rasyonaliteyi hayal edebiliyor musunuz? Han, dataistlerin dijital rasyonalite hayalinden bahsettiği bölümde
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 3. kitabı
Aslında bu kitap okuma listemde olmayan ve adını dahi duymadığım bir kitaptı. Ne yazarını ne de kitaplarının hiçbirini ne duymuştum ne de görmüştüm. Ta ki hocamızın bu kitabı okumamız gerektiğini ve bunun özetine puan vereceğini söyleyene kadar. Byung Chul Han kimilerince filozof olarak adlandırılmaktadır ve o kimilerinin içinde bende varım. Her bir sayfada adamın zekasına hayran kaldım. Kitap 5 bölümden oluşuyor. Aslında bu kadar kısa sayfada o kadar dolu konular var ki. Nereden başlayacağımı şaşıyorum. Kitabın ilk sayfalarında disiplin rejimi ve enformasyon rejiminden bahsediliyor. Zaten kitapta çoğunlukla bahsedilen konu da enformasyon rejimi. Demokrasinin nasıl 'enfokrasiye' dönüştüğünü okuyoruz çoğunlukla. Dünyada iki tip rejim var. Biri disiplin rejimi diğeri ise enformasyon rejimi. Disiplin rejimi izolasyon ile olmaktadır. Disiplin rejiminde insanlar çalışan hayvan haline gelecek şekilde eğitilir. Ancak bu izolasyon dediğimiz kavram enformasyon rejiminde yoktur. Enformasyon rejiminde izolasyon yerini verilere bırakır ve gözetim de veriler ile olur. Kitapta da çoğunlukla bundan bahsediliyor. Disiplin rejimi insanları görünür olmaya zorlarken enformasyon rejiminde insanlar kendi isteği ile görünür olmaya çalışır. İnsanlar kendi dijital hapisanesini kendi yaratır. Bu alanda kitapta çoğunlukla bahsedilen bir diğer kavram ise "şeffaflık" kavramı. Enformasyon rejimi ise insanları tamamen şeffaf kılar. Şeffaflığı nasıl oluşturduğumuz konusuna gelirsek de bu çoğunlukla sosyal medya ve teknoloji ile aynı oranda büyüyor. Bunu da bir örnekle açıklamak gerekirse herhangi bir firmadan ayakkabı aldığımızı düşünelim, ertesi gün sürekli karşımıza ayakkabı reklamlarının çıkması tesadüf müdür? Yani biz buna verilerin bizi izlediğini söyleyebiliriz. Şeffaflık kavramı da tam olarak
Siyaset & Politika
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Haberleşme Çağı
Puan vermedi·72 syf.··
2024 19. kitabı
Bugün sizlerle Güneyli Koreli toplum bilimci Byung-Chul Han'ın Enfokrasi eserini paylaşacağım. Evvela kelime sonundaki -asi- 'yi açıklamak istiyorum. Tarihten günümüze toplumların yönetim şekilleri belli etmek için kullanılan bir ek. Teokrasi dini yönetim iken demokrasinin halk yönetimi olması gibi. Ve dünya üzerinde pek çok ülke demokrasi ile yönetilmekte lakin gelişen teknolojiyle birlikte yeni bir yönetim şekli zuhur etti; Enfokrasi. Hatlı telefonlar, televizyonlar, bilgisayarlar, cep telefonları ve internet dijitalleşme yolunda insanlığın attığı adımlar. Her adımda iletişim ağları daha da insanların yaşamlarını yönetir hale geliyor. Bir zamanlar formasyon ağı -biçimlendirme- vardı, şimdiler de ise enformasyon yani haberleşme ağı var. Peki haberleşme ağının getirdiği yeni çağ ile birlikte toplumlarda neler değişti ve değişmeye devam ediyor. İşte yazarımız kıymetli tespitleri de tam da noktada başlıyor. İlk etapta dijital enformasyonun iletişimi bir gözetime dönüştürdüğüne dikkat çekiyor ve ekliyor. "Bir gözetleme aygıtı olarak cep telefonu, özgürlük ve iletişimi sömürür. Bu arada enformasyon rejiminde insanlar gözetlendiklerini değil, özgür olduklarını hissederler. Paradoksal bir şekilde egemenliği güvence altına alan, tam da bu özgürlük duygusudur." Yukarıda bahsettiği paradoksla birlikte bir dijital hapishane inşa edildiğini söylüyor. Hapishane öyle bir hapishanedir ki her şey şeffaf olmalıdır. Şeffaflık ve veri paylaşımıyla birlikte olgular tedavülden kalkar. Artık bir fikre ve ideoloji sahip olmak imkansız hale gelir. Çünkü hayat çok hızlı aktığından insanın düşünme süresi kısaltmakta ve bir fikre sahip olamadan diğeriyle karışlaşmakta. Öyle ki bir fikre sahip olmadan yaşamını sürdürmek imkansızlaşır. Ne demokrasi kalır geriye, ne de insan hakları. Sadece
1000Kitap
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Dijitalizm
Puan vermedi·72 syf.··
2023 9. kitabı
“Enformasyon”: bir konuya ilişkin derlenmiş bilgi parçasıdır. Enformasyon rejimi algoritma ve yapay zeka kulanarak bilgilerin işlenmesinin ekonomik ve politik süreçler üzerindeki belirleyici etkisidir. Disiplin rejiminin aksine , sömürülen beden ve enerjiler değil enformasyon ve verilerdir.Güç elde etmenin belirleyici faktörü , üretim araçlarına sahip olmak değil , psikopolitik izleme , davranış kontrolü ve tahmin için kullanılan enformasyon rejimidir. Disiplin rejimi, endüstriyel kapitalizmin tahakküm biçimidir.Kendi başına bir makine biçimini alır.Disipline dayalı iktidar makinesinde herkes bir dişlidir.Bu iktidar sinir yollarına ve kas liflerine hücum eder ve biçiminden yoksun bir hamurdan , becerisi olmayan, yetersiz bir “beden”’i bir “makine”’ ye dönüştürür.”Uysal”bedenler üretir. Uysal bir beden demek ; boyun eğdirilebilen , sömürülebilen ve mükemmelleştirilebilen bir bedendir.Uysal bedenler üretim makineleri olarak veri ve enformasyon değil enerji taşıyıcılarıdırlar.Disiplin rejiminde insanlar çalışan-hayvan haline gelecek şekilde eğitilir. Artık birbirimizi dinlemiyoruz. Dinleme insanları bir topluluk ortaklık halinde kaynaştırdığı ve onların söyleme katılmalarını sağladığı ölçüde siyasi bir eylemdir .Dinleme,bir biz yaratır.Demokrasi, bir dinleyici topluluğudur. Topluluksuz iletişim anlamında dijital iletişim, dinleme siyasetini yok eder. Bu durumda sadece kendi söylediklerimizi dinleriz. Bu, iletişimsel eylemi sonu olacaktır. Yapay zeka gerekçelendirmez,sadece hesaplar.Argümanların yerini algoritmalar alır. Bizler bugün özgür olduğumuzu düşündüğümüz dijital bir mağarada esiriz. Dijital ekrana bağlanmışız. Platon’un Mağarasındaki esirler, mistik anlatının görüntüleri ile kendilerinden geçmiştir. Dijital mağara ise bizi enformasyon da tutsak eder. Hakikatin
Dijital Kölelik
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Günümüzü Anlamak, Sabreden Okusun
Puan vermedi·72 syf.··
2025 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 19:24
Eser, günümüzde gündemi sık sık meşgul eden Büyük veri - Big Data, Yapay Zeka, Makine ve Derin Öğrenme- konularının enformasyon çağının getirdiği mentalite ile açıklıyor. Yazarın değindiği konu "enformasyon rejimi" Ne olduğuna dair şu açıklamaları yapıyor: "Algoritmalar ve yapay zeka kullanılarak enformasyonun ve işlenmesinin toplumsal ekonomik ve politik süreçler üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu bir takvim biçimine enformasyon rejimi. Devamında ise disiplin rejimi ile enformasyon rejimini karşılaştırıyor. Disipline dayalı iktidar, sinir yollarını ve kas liflerinin nüfus eder ve biçimden yoksun bir hamurdan becerisi olmayan yetersiz bir bedeni bir makinaya dönüştürür. Uysal bir bedenleri Üretir. Uysal bir beden boyun Eğdirilebilen, sömürülebilen, dönüştürülebilen, ve mükemmelleştirbilen bir bedendir. Enformasyon rejiminde ise beden; öncelikle bir estetik ve fitness nesnesidir. Yazar her baskının kendi görselleştirme siyasetini takip ettiğini vurguluyor. Enformasyon rejiminde gösteri bir aracı ortamıdır. Kitabı okurken okuduğum diğer eserlerde , bu kitapla paralel benzerlik gösterdiğini fark ettim. John Berger Görme Biçimleri , Guy Debord Gösteri Toplumu , Alain de Botton Statü Endişesi , Jean Baudrillard Kusursuz Cinayet … o eserlerde gösteri yani şovun, beğenilme kaygısı ile nasıl insanı bayağılaştırdığını anlatıyor. Eserde yazara göre , enformasyona sahip olmak, artık güç iktidar kazanmak için belirleyicidir. Eserin ikinci bölümü "Enfokrasi" Kitabın kapağında da yazan bu rejim ile birlikte demokrasi zayıflamaya başlamıştır. Çünkü yeni rejimle birlikte insanların sabrı, algı ve odağı dakikalara kadar düşmüştür. Örneğin 1854 yılında Lincoln ve Douglas arasındaki münazara insanlar saatlerce dinleyebiliyor iken bugün toplam bu tarz konuşmalara münazaralara kayıtsız kalmaktadır. Hal böyleyken toplum, nasıl ve
1000k
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
10/10
·72 syf.··
2025 143. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 02:36
Dijitalleşme ve yapay zeka çağında insanların durumunu konu alıyor. Yazar genel olarak diğer kitaplarından da edindiğim kanı ile modern toplum eleştirisi yapan biri genellikle. Kitaplarını tavsiye ederim. İlginç bir bakış açısı var. Konuya dönecek olursak dijitalleşmenin toplum üzerine etkileri konusunda katılabilirim yazara. Fakat bu yapay zeka çok abartı bir olay bana göre. Hele bir de insan zekası, insan beyni ile kıyaslıyorlar. O daha komik. Bu yapay zeka dedikleri şey yeni ortaya çıkmış birşey değil. Bilgisayarların, internetin başlangıcından beri var. Mesela arama motorları bir tür bottur aslında, ya da eskiden de bugünkü kadar olmasa da chat botları vardı zaten, veya eski satranç motorları, vs vs.. Şuan günümüzde biraz daha gelişmiş sadece. Ama insan beyni ile kıyaslanamayacak kadar geridir. Bu programların yaptıkları şey ile insan düşünme durumu, beyni aynı şey değildir. Hesap makinesinin biraz gelişmişi diye alay ederler, halbuki dedikleri çok doğrudur. Çok basit mantıksal işlemlerin dijital ortamda hesaplanmasından ibarettir. Bu arada bir de o.u b. ku bu yapay zekalara teyit ettireyim, nasıl olsa herşeyi biliyor sanan bir tayfa da türedi. Onlara söyleyeyim çok büyük yanılgılara düşerler. Bu botların yaptığı şey arama motorlarında ki doğru yanlış eksik fazla bilgiyi alıp size sesli veya yazılı sunmasından ibarettir kabaca..
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 135. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 21:44
Yaşamın dijitalleşmesi önlenemez bir şekilde ilerliyor. Algımızı, dünyayla ilişkimizi, bir arada yaşamamızı kökten değiştiriyor. Kendimizi iletişim ve enformasyon sarhoşluğuna kaptırmış durumdayız. Enformasyonun tsunamisi, yıkıcı güçleri serbest bırakıyor. Bu arada, siyasi alanı da etkileyip demokratik süreçte büyük karışıklıklara ve aksamalara yol açıyor. Demokrasi, enfokrasiye dönüşüyor.
Hayata Dair
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma

Yazar Hakkında

Byung-Chul HanYazar · 17 kitap
Byung-Chul Han, Almanya vatandaşı Güney Koreli yazar, filozof ve kültür eleştirmenidir. Günümüz toplumuna dair derin ve incelikli analizler içeren eserleri birçok dile çevrilmiş olan Han'ın 18., 19. ve 20. yüzyıl felsefesinden beslenen çalışmalarının başlıca referansları arasında Alman İdealizmi (özellikle G. W. F. Hegel), Karl Marx, Friedrich Nietzsche, Frankfurt Okulu, Martin Heidegger, Jacques Derrida, Michel Foucault ve Giorgio Agamben gösterilebilir. Etik, fenomenoloji, postyapısalcılık, kültür kuramı, estetik, din, medya kuramı, yapısöküm gibi konularda tartışma yürüten Han, psikolojik rahatsızlıklar, iktidar, neoliberalizm, kapitalizm, sosyal medya ve popüler kültür gibi temalar ve bu temalar arasındaki ilişkiler üzerine teoriler geliştirmiştir. 2010'da yayımlanan Yorgunluk Toplumu (Almanca: Müdigkeitsgesellschaft) başlıklı kitabı ile ünlenen Han'ın diğer önemli eserleri arasında Şeffaflık Toplumu, Psikopolitika, Şiddetin Topolojisi, Eros'un Istırabı, Güzeli Kurtarmak gibi kitapları gösterilebilir. Günümüzde sınıf mücadelesinin Marx'ın kavramsallaştırdığı gibi toplumsal değil bireyin kendine dönük içsel bir mücadele olarak yaşandığını söyleyen Han, artık herkesin kendini çalıştırıp yine kendini sömüren işçi-patronlar olarak "girişimci" haline geldiğini, başarısız olduklarında veya problem yaşadıklarında toplumu değil kendilerini sorumlu görüp suçladıklarını ve bu nedenle de "yorgun", bitkin ve tükenmiş hale geldiklerini öne sürer. Han'a göre hiperaktivite, borderline, depresyon ve bitkinlik gibi psikolojik rahatsızlıklar günümüz toplumlarını şekillendiren durumlardır, fakat bunlar bireysel problemler dolayısıyla değil günümüz kapitalizminin aşırı üretkenlik ve verimlilik üzerine kurulu olması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Neoliberalizmin ekonomik etkilerinin sonucu olarak hem güvenlik hem de sosyal medya ağlarının görünürlük ve açıklık üzerine kurulması ise utanç, gizlilik ve güven gibi değerleri zedeleyerek totaliter bir şeffaflık toplumu üretmekte, bu sayede neoliberal iktidar rejiminin gücünü yerleştirmekte ve daha önceki politik mücadele yöntemleriyle aşılamaz hale getirmektedir.