1000Kitap Logosu
Guy Debord

Guy Debord

Yazar
Editör
BEĞEN
TAKİP ET
8.5
125 Kişi
525
Okunma
84
Beğeni
3.092
Gösterim
Unvan
Marksist Filozof, Yazar, Sinemacı
Doğum
Paris, 28 Aralık 1931
Ölüm
30 Kasım 1994
Yaşamı
Guy Ernest Debord (28 Aralık 1931 Paris - 30 Kasım 1994 Champot, Bellevue-la-Montagne, Haute-Loire) Marksist filozof, yazar, sinemacı. II. Dünya Savaşı sonrasında Fransa'da kurulan Socialisme ou Barbarie (Sosyalizm ya da Barbarlık) isimli marksist grubun üyesi olmuştur. Debord ayrıca sanat ve sinema alanına yapmış olduğu radikal müdahaleleriyle ün kazanmıştır. Yaşamı 1931'de Paris'te doğan Debord, babasını küçük yaşta kaybetti. Paris Üniversitesi'ndeki Hukuk eğitimini yarıda bırakarak sanat çalışmalarına ağırlık veren Debord bu dönem birçok şiir ve yazı yayınladı. 1960'larda kurduğu situasyonist enternasyonal'le 1968 ayaklanmasını etkiledi. Bu dönem sinema çalışmalarına ağırlık vererek Society of the Spectacle (1973) ve otobiyografik içerikli "In Girum Imus Nocte Et Consumimur Igni" (1978) filmlerini çekti. Alkol bağımlılığı hayatında sürekli bir sorun olan Debord, ömrünün sonuna kadar bundan kurtulamadı. Debord, 30 Kasım 1994 tarihinde, kalbine ateşlediği silahla kendini öldürdü.(kalbinden mermi geçerken, aklındanda şunların geçdiği düşülmektedir: gösteri öylesine güçlü bir hale geldi ki ona karşı direniş artık mümkün değildir.) Gösteri Toplumu En tanınmış eseri Gösteri Toplumu (La Société du spectacle-1967)fr adlı kuramsal kitaptır. Bu kitapta kapitalizmle şekillenen tüketim ilişkilerinin ülke ve ideoloji ayırt etmeksizin bir gösteri biçimi yarattığı ve bu durumun kaçınılmaz olarak dünyanın tek bir pazar oluşuyla sonuçlanacağı iddia edilmektedir. Tezini, Yoğun gösteri (liberal yönetimlerde) yaygın gösteri (Totaliter rejimlerde) olarak ikiye ayıran Debord, Yoğun gösterinin toplumun ufak bir kesimini, yaygın gösterinin ise toplumun büyük bölümünü etkisini altına alacağını ileri sürer. Düşüncelerinde Karl Marx ve Georg Lukács'ın etkileri görülür.
254 syf.
·
653 günde
·
Puan vermedi
Akademik dilin ingilizcesine hakimseniz, bu kitabın türkçesini okumanızı önermem. Yazarı Guy Debord, kendini sinemacı olarak adlandıran, marksist teoriyle haşır neşir bir fransızdır. Ancak 1967 yılında yayınlanan "gösteri toplumu" kitabının da etkisiyle, ciddi bir ün kazanıyor. Öncelikle kitabın birkaç ana meselesi var: ideolojik aygıt olarak devlet, diyalektik tarih ve zaman-mekân meselesi, kültürün yıkımı, marksizm ve son olarak marksist kuramın da etkisiyle: yabancılaşma, metalaşma, proleterya ve sınıfsal mücadele. Gösteri toplumunu tanımlarken temel aldığı kriter, iktisat ve kültürel olanda meydana gelen dönüşümün etkisiyle yeni dünyanın "gerçek-dışılığı" iddia ettiği şey, gösteri toplumunun, iktisadi üretim tarzlarının sebebi ve sonucu olarak gerçek-dışılığı sunmada bize aracılık ettiğidir. Var olan dünya, metalaşmış ve iktisadi olarak tüm gerçeklerinden arındırılmış soyut bir dünyadır. gerek toprağın dönüşümü olarak mekânın düzenlenmesi, gerek zaman algılarımızda ortaya çıkan değişimler, gerekse imajlar toplamı olarak yeni toplumsal ilişki biçimlerinin bize sunduğu şey, burjuvazinin göstermek istediğinin kendisidir. öyle ki, burjuvazi dünyada hiç yenilgiye uğramamış tek sınıftır ve şu an tekelini sürdüren bilinç, onun bilincidir. modern dünyanın hafızası, geçmişi ve geleceği yok etmiş, "şimdinin hafızası" olarak bize sunduğu tek şey de "yönetmenin hafızası" olmuştur. dolayısıyla bu kadar hakimiyet altına alınmış bir dünyada, herhangi bir şey hakkında eleştiri getirdiğimizde dahi o şeyin eleştirisi hakkında eleştiri getirmiş oluruz. çünkü yeni dünyanın tüm kavramları, içi boşaltılmış soyut "şey"lerden ibarettir. tek işlevi, "unutturmak" olan garip bir düzendir bu. elimizi attığımız her şey, bir tür imaj ve metadan ibarettir. zamanın tüketilir bir meta haline gelmesi, mekânların tecritin ve kapatılmanın mekanına dönüştürülmesi, kültürün günümüzdeki varlığının sahte bir temsil ve yadsımadan ibaret olması tüm bunları kanıtlar gibidir. Marks, Lukács ve Adorno gibi isimler ile birlikte anıldığında daha anlaşılır hale gelir.
Gösteri Toplumu
8.5/10
· 523 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
16
240 syf.
·
Puan vermedi
Baş Ağrısı
Kitabı yaklaşık 5 yıl içinde 3 kez okudum. Fransız bir flozof olarak geleneği bozmayan Guy Debord; içinde kaybolup 5 sayfada başınızı ağrıtan, defalarca yeniden okuyacağınız ama yinede anlamayabileceğiniz belki 5 yıl sonra sosyoloji bölümünü bitirdikten sonra anlayabileceğiniz cümlelerle, tamlamalarla ve sayfalarla dolu. Kitanı ilk okuduğumda distopya olduğunu anlamadım, günümüzün yumuşak gerçekleri gibi okudum ve hiçbirşey anlamadım, distopya olduğunu öğrendikten sonra tekrar okumamda daha anlamlı gelmeye başladı 3. Okumamda artık 2 ayrı lisans diplomasını almak üzereydim ancak ozaman temiz bir fotoğraf sundu. Bu kitap sizi mezun edebilir ancak yıllarca dayak yemeye, uykularınızın kaçırılmasına hazır olun. Anladıktan sonra artık eski siz olmayacaksınız. Zaten bir kitaptan beklediğimde budur herzaman.
Gösteri Toplumu
8.5/10
· 523 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
12