rüzgâr gülü
önümden çekilirsen istanbul görünecek nerede olduğumu bileceğim sisler utanacak eğilecek ağzının ucundan öpeceğim saçına kalbimi takacağım avcunda bir şiir büyüyecek nerede olduğumu bileceğim
bu çıplak geceler yok mu bu plak böyle ağlamıyor mu camları kırmak işten değil delirecek miyim neyim kirpiklerimden mısra dökülüyor kenya'da simsiyah yalnızım yoksul bir şilepte gemiciyim malezya'da yük bekliyorum önümden çekilirsen istanbul görünecek nerede olduğumu bileceğim
jiletle çizilmiş gibi keskin
ince
içimde kanlı bir ihtilâl kopacak
dudakların bir akşamüstü dudaklarıma değince
kadehim kırılacak
münkirlere müminlere küfredeceğim
- 5. değil mi ki...
şehrin üstünde tozlu bir ay silkinmektedir mevsim yaz olmuş sonbahar olmuş ne umurum değil mi ki o büyük istifhamın üzerindeyiz
birbirimizi seviyoruz
ve sevgimizden şüphe ediyoruz
duman beni boğmasa kör etmese gözlerim kör olmasa ölmesem seni görsem suçlu gözlerini görsem yangın gecesinde kaybolduğunu bir bıçak gibi savrulduğunu başıma taş yağmasa düşmesem gemiler ateş almasa gitmese istanbul yanmasa sen yanmasan ben kendi kendimi yakacaktım
bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gemiler kendileri bağırıyorlar galata kulesi kendiliğinden bağırıyor ben kendim bağırıyorum bilmeyerek haykırdığımın farkında olmayarak kirpiklerim bıyıklarım kavruluyorlar yangın hayallerime sokuluyor