Eskiden “emek” kelimesinin anlamını bilmiyordum. Emeğin tarlkada, fabrikada sarf edilen ve karşılığında para kazanılan bir şey olduğunu sanıyordum. Ev işi yapmak ve çocuk bakmak emek değildi, olsa olsa “nankör” bir işti, herkes öyle demişti. Ben de öyle düşünüyor, kendi emeğimi en başta kendim küçümsüyordum.
Oysa sorun bende değil, bütün gün evi çekip çevirmenin, çocuğun bakım verip büyütmenin karşılığının olmadığını söyleyen ataerkil kapitalist düzendeydi.