Giriş Yap

Elif Doğan

Yazar
8.1
32 Kişi
Unvan
Blog Yazarı
Doğum
Mersin, Türkiye, 1976
Yaşamı
Blogcu Anne Elif Doğan 1976’da Mersin’de doğdu. Babasının okuduğu ilkokuldan, amcasının bitirdiği Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun oldu. Gönlü öğretmenlikte olsa da o zamanlar pek popüler bir bölüm olan işletmeyi tercih ederek Marmara Üniversitesi’ne giriş yaptı. Üniversiteden sonra, liseden beri birlikte olduğu sevgilisinin ardından Amerika’ya gidebilmek için düğün dernek evlenerek kapağı taze gelin olarak okyanus ötesine attı. Hiç de severek okumadığı işletme lisansı yetmezmiş gibi “Belki akademisyen olurum” düşüncesiyle Baltimore Üniversitesi’nde işletme üzerine yüksek lisans yaptı. Bundan da ders almayan Doğan, neyse ki doktoradan reddedildiği noktada “Ben zaten işletmeyi hiç sevmemiştim” diyerek kendine daha “insan ve fayda odaklı” bir yol çizdi. Yaklaşık beş sene Amerika’da çeşitli sivil toplum örgütlerinde çalıştı. 2006’da oğlu Deniz’in doğumunun ardından Türkiye’ye döndü. Anne olmasıyla birlikte profesyonel hayata geçici bir süreliğine ara verdi. Bir süre sonra “sadece birisinin annesi” olmanın ona yetmediğini, “Bugün sadece kendin için ne yaptın?” sorusunun yanıtının “Hiçbir şey” olduğu her gün bunalıma biraz daha yaklaştığını fark etti. O günün akşamında “Anneliği hem severim, hem söylenirim” diyerek blog yazmaya başladı. 2010’da oğlu Derin’in de aralarına katılmasıyla çok çocuklu hayata geçiş yaptı. Türkiye’deki profesyonel hayatın annelikle el ele gitmediğini gördüğünden çalışma hayatına dönme kararını bir kez daha erteledi. Blog yazmayı ne kadar çok sevdiğini fark ettiği noktada bu kadar çok emek harcadığı ve manevi doyum sağladığı bir uğraşı işi olarak benimsemeye karar verdi. “Annelik her zaman tozpembe değil” temasıyla çıktığı yolda 2009 Nisanı’ndan beri anne olmanın iniş-çıkışlarını da paylaşan Elif Doğan, Türkiye’nin en çok okunan anne bloglarından blogcuanne.com’un yazarı. Çeşitli toplumsal konulara gösterdiği hassasiyetle de tanınan Blogcu Anne, blogunun yanı sıra farklı platformlarda yazılar yazıyor, panellere konuşmacı olarak katılıyor.

İncelemeler

Tümünü Gör
288 syf.
·
20 günde
·
Puan vermedi
1000kitap.com/blogcuanne uzun yıllardır instagramdan takip ettiğim, yazılarını severek okuduğum biri, kitabı çıkar çıkmaz alıp okumak istedim. Bu zamana kadar düşündüğüm, hissettiğim ve belki birçoğunu kelimelerle ifade edemediğim feminizm yolculuğunu anlatmış, çok da iyi olmuş. Okurken hep ‘işte tam da böyle’ dediğim, sürekli altını çizdiğim cümlelerle dolu. İyi ki yazmış, sadece kadınlar değil erkeklerin de okumasını çok istediğim bir kitap. Çok fazla uzatmadan sözü alıntılara bırakıyorum.   ‘’Kadının kadın olarak, birey olarak, insan olarak değil, en çok ‘anne olarak’ var olması isteniyor. Ne var ki, anne olmak da tek başına yeterli olmuyor; toplumun istediği gibi bir anne olmak ve ona göre annelik yapmak gerekiyor.’’   ‘’Annelerin hakkı ödenmez’’ denilerek ücretsiz ev işçisi konumlarını itiraz etmeden sürdürmeleri bekleniyor. Annelerin ‘’kan kusup kızılcık şerbeti içtim’’ demeleri normal karşılanıyor ama aslında o kadınların, kendi hayatlarını yaşayamadıkları kimsenin umurunda olmuyor.’’   ‘’Anneler hastalanmaz’’ deniliyor ama anneler hem de okula giden çocukla birlikte hastalanıyorlar. Sadece, yatıp dinlenme lüksleri olmadığı için ayakta geçiriyorlar.’’   ‘’Kadının girmesine izin verilmeyen her alanda söz sahibi olan erkekler, tarih boyunca anneliği yüceltmiş ama aslında çocuk bakımına kadına kilitlemişler. Kadını kamusal alandan dışlayarak eve hapsetmiş olmalarının karşılığında ona ev içinde sözde bir iktidar tahsis etmiş ve bu sırada kadının hareket alanını iyice kısıtlamışlar.’’ ‘’Kadınların, işyerindeki tam zamanlı mesailerinin ardından bir de evde çalışacaklarını, kariyer yapan bu kadınların işyerinde bilançolarla, bankada müdürle, hastanede hastalarla, şantiyede işçilerle, okulda öğrencilerle, mağazada müşterilerle… uğraştıktan sonra eve gelip yemek yapıp çamaşır asacaklarını, evdeyken işi, işteyken evi düşüneceklerini söylemediler.’’
Meğer Ben Feministmişim
8.7/10 · 40 okunma
Reklam
288 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Bugün size bana çok iyi gelen bir kitap ile geldim. Meğer bende feministmişim Sevgili 1000kitap.com/blogcuanne bize kadınların aslında hangi kalıplara sokulduğunu ve bunu yüz yıllarca nasıl dayatıldığını, yaptığımız en basit işlerin bize aslında nasıl zorunda kılındığını anlatıyor. Gerçekten erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten mi geliyor? Neden yaptığımız emekler ve verdiğimiz çabalar bize zorundaymışız gibi dayatılıyor? Kitap o kadar geniş yelpazede duygularımıza tercüman oluyor ki her bir satır ve cümlede kendimizi buluyoruz. Aslında yazılacak ve söylenecekler o kadar çok ki siz yine de kesinlikle okuyun çünkü o zaman beni daha iyi anlayacaksınız. Bir yerde boğulduğunu ya da sıkıştığını hisseden canım kadınlar, asla yalnız değilsiniz.
Meğer Ben Feministmişim
8.7/10 · 40 okunma
315 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
kitap yorumu
Şuan ağlıyorum Cidden şuan hâlâ şok içindeyim. Sanki yorum yaparken bile kalbimi kırıyorlarmış gibiyim... Hani klişe watty kitapları vardır ya, on tane abisi olan kız, Nuh'un gemisini andıran mafyaların olduğu bir okul. Serseri bir çocuk ve aptal bir kız. BU KITAP BÖYLE DEĞİL! Bu kitap bambaşkaydı, çok başka. Sayfaların arasından geçip o küçük kız çocuğuna sarılmak istedim. "Ben buradayım" demek istedim. Diyemedim ama... Sadece okuyabildim. O kızın hissettiklerini hissettim. Bu arada kitapta gerçek hayat hikâyesi yer almakta. Bence bir yazarın en önemli isteklerinden birisi; okuyucunun da kendisinin yazarken hissetiklerini hissetmesidir. Ve ben hissettim. Spoiler vermemek için çok zor duruyorum ama kitabın sonunda bittim. Kitap kalın gibi duruyor ama sadece duruyor. Okurken kesinlikle öyle hissetmiyorsunuz. Yazar henüz 16 yaşında yazmış bu kitabı. Kendinden de esinlendiğini düşünürsek bence gayet başarılı. Shakespeare alıntılarını da çok sevdim. Shakespeare seven ben, bunu beğendi, hatta aşık oldu Kitabın içinde bazı yerlerde yazım hataları var ama kendimi kurguya o kadar kaptırmışım ki gözümü o kadar rahatsız etmedi. Mavi kalbe bir kez daha aşık oldum Ha bu arada, Kitabı okumayan hiç kimse 3.940,4 'ün anlamını anlamayacak, bilmeyecek. Bu kitabı alın okuyun, kaçırmayın❤ Ben ikincisini büyük merakla bekliyorum. Hatta ilk bölümü wattpadde okumaya gidiyorum!
Gömülür
9.0/10 · 2 okunma
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42