Milsanin Kitapları

Milsanin Kitapları
Önyargısız okumaya, kendini okudukları ve gördükleri ile ileri taşımayı amaç bilmiş kişi.
Ya bu öyküyü Kafka yazmasaydı?
6/10
·74 syf.··
2025 19. kitabı
Franz Kafka’nın “Dönüşüm” eseri hakkında insanın aile dinamikleri ve kendine yabancılaşma gibi temaları işleyen kısa bir öykü diyebiliriz. Hikaye Gregor Samsa’nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesiyle başlıyor. Onun kendini işe yaramaz, değersiz ve dışlanmış hissetmesini okuyoruz. Böcek hali, toplumun ona dayattığı baskılar ve kendi çelişkileri yüzünden “insan” gibi hissedememesini görüyoruz. Böceğin iğrenç ve korkutucu bulunması, Gregor’un kendini nasıl gördüğünü ve toplumun onu nasıl yargıladığını anlatıyor. Tabi öykü içinde bazı metoforlar ve sembolize edilmiş şeyler de var. Ama uzun uzun yazma gereği duymadım. Bence bu kitabı Kafka yerine bir başkası yazmış olsaydı, bu kadar beğenileceğini düşünmüyorum. Biraz da okurun o an bulunduğu ruh haline, okuma geçmişine, yaşantısına göre kitaptan aldığı zevk farklılaşabilir düşüncesindeyim. O yüzden genel bir yargıdan kaçınmakla birlikte yine de biraz abartılmış bence. Yüksek bir beklenti ile başlamıştım. Aradığımı pek bulamadım açıkçası.
Öykü
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu Hikaye Senden Uzun mu Osman?
9/10
·129 syf.··
2025 17. kitabı
Temmuz ayında BİBLİOSMİLSA Kitap Kulübümle birlikte BU HİKAYE SENDEN UZUN OSMAN adlı kitabı okuduk. instagram.com/reel/DNEMQLoMyA... Yazarın daha önce dergide yayınlanan yazıları, kitap haline getirilmiş. Aylin Balboa’nın söylemek istediklerini, içinde kalanları, yaşanmışlıklarını, Osman adında bir karaktere hitaben anlattıklarını okuyoruz. Bazen gülümseten, bazen duygulandıran, bazen de düşündüren yazılardan oluşan bir eser. Yazardan okuduğum ilk kitap ve ben anlatımı çok beğendim. Uzun cümlelerde, derin anlamlar saklıydı. Okurken altını çizecek çok cümle buldum ve bu çizdiklerim de beni oldukça etkiledi. Kitap için hayatınızın hangi döneminde olduğunuza göre değişen bir tat alacağınızı düşünüyorum. Belki bir aşk acısı, belki bir iç hesaplaşma, belki de hayata karşı bir isyan hissedebilirsiniz okuduğunuz satırlarda. Aylık köşe yazıları olduğunu düşünürsek, zaten daha bir anlamlı kılıyor yazılanlar. Her ay hissedilen duygularla kaleme dökülmüş cümleler. Ben oldukça beğendim. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Size de tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
7/10
·260 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 16:43
Bilimkurgu kitap kulübüyle birlikte okuduğumuz “İçeriden Ölmek” adlı roman telepati ile insanların aklından geçenleri okuyabilen bir adamın hayatını anlatıyor. Doğuştan bu yeteneğe sahip olan romanımızın kahramanı, insanın aslında bu yetenekle nasıl lanetlediğini “İÇERİDEN ÖLMEK” deyimi ile okuruna her satırda hissettiriyor. Kitapla ilgili ilk söyleyeceğim şey rahatsız edici derecede insanın içini bunaltması bence. Ama bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. Kitap gerçekten telepatiyi anlatıyor ve bunu öyle başarılı bir şekilde anlatmış ki, bu güce sahip olan kişinin beyni nasıl olabilir kısmı çok güzel işlenmiş. Size o rahatsızlık duygusunu öyle iyi veriyor ki, okurken telapati yapmanın nasıl olduğunu hissedebiliyorsunuz. İnsanların duygularını okumak bence gerçekten de korkunç bir olay. İnsanı yalnızlaştıran bir duygusu var. Hani derler ya “BİLMEMEK MUTLULUKTUR”. Evet gerçekten de bu kitap için bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu arada az önce bahsettiğim okuru rahatsız etme duygusunu da, yazarın başarısı olarak görüyorum. Okuru rahatsız etmek istemiş ve bunu başarmış. Kitapta aynı güce sahip başka bir kişinin hayatına da okuduğumuz bir bölüm vardı. Bu bölümü de çok beğendim. Sadece biraz daha uzun olsaydı ve ikisi arasında kıyaslama yapabilme imkanı bulabilseydik daha keyifli olurdu. Bu arada bilimkurgu ile alakası olmayan bir kitaptı. Onu bilmek gerekiyor. Severek okudum, mutlaka tavsiye ediyorum.
İçeriden ÖlmekRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 202416 okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2025 6. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 14:17
Okuduğum en zor ve en dikkat dağıtan bilimkurgu kitaplarından biri olduğunu söyleyerek inceleme yazıma başlıyorum. Kitabımızın adı ZANZİBAR İSTİFİ. Önce kitabın adından başlayalım. “Zanzibar İstifi” adı bana ilk olarak garip ve gerilimli gelmişti. Ama aslında Afrika’nın kıyısında gerçek bir ada burası. İstifi kelimesinin gerçek anlamını da kitabı okudukça anlıyoruz. Kitabın geçtiği dünyada, çok fazla insan var. Kitabın ana konularından biri de bu zaten. Dünya nüfusu çok fazla. İstifli… Kitap 1960’larda yazılmış ve 2010 yılını konu ediyor. Kitabın yazıldığı zamanları düşününce, 2010 aslında çok uzak bir gelecekti. Ama şu an 2025 yılındayız ve yazar öngörülerini gerçekleştirme konusunda büyük ölçüde başarılı olmuş diyebiliriz. Mesela kitapta nüfus fazlalığına değinildiğini bahsetmiştim. Şu anda da büyük bir barınma krizi yaşıyoruz. Romanda dünyadaki insan sayısından ötürü yiyecek, su ve yaşayacak yer bulmak çok zor. İnsanlar stresli, ülkeler birbirleriyle kavga ediyor biraz da kaos içinde bir dünya var. Tam da yaşadığımız 2025 yılı gibi. (Kopenhag hariç. Geçen ay gidip gördüm. Onlar evcilik oynuyorlar.) Mesela ayrıcalıklı bir kesimin, geceleri halk arasında dolaşması bile oldukça riskli bir durum olabiliyor. Bunun için son teknolojik güvenlikle donatılmış taksiler var vb. gibi. Teknoloji konusunda da günümüzdeki yapay zekayı, süper bilgisayarları, daha sağlıklı çocuklar doğurmak için gen teknolojileri ve testleri detaylı anlatması güzeldi. Bu noktada yaptığı geleceğe atıfları da çok başarılı buldum. Kurguya biraz daha derinlemesine bakalım. Hükümetler “Kim çocuk sahibi olabilir?” gibi kurallar koymuş. Çok çocuklu olmak düşmanca karşılanıyor. Çocuk sahibi olacaksanız eğer çok detaylı testlerden geçmeniz gerekiyor. Genetik bir hastalığınız var ya da testlerde çıkarsa
Zanzibar İstifiJohn Brunner · İthaki Yayınları · 202433 okunma
Puan vermedi·444 syf.··
2025 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 13:57
Bugün Cengiz Aytomov’un en çok bilinen ve okunan eserlerinden biri olan “Gün Olur Asra Bedel” adlı romanını yorumlayacağız. 45 yıl önce kaleme alınan bu roman SARI ÖZBEK BOZKIRI diye anılan bir yerde, BORANLI TREN İSTASYONU’nda başlar. Kitabın baş karekterlerinden YEDİGEY’in, yakın dostu KAZANGAP’ın cenazesini ANA BEYİT mezarlığına götürme yolculuğu ile romana başlıyoruz. Kitap yazarın sunduğu kurgu itibariyle okura bu yolculukta bir günü anlatıyor bizlere. Fakat kitapla bağlantılı olan hikayelerin öyküsünü de okuyoruz bir yandan. Bu öyküleri okurken kafa karışıklığı yaratmayacak şekilde, geçmiş ve şimdiki zaman arasında bir köprü vazifesi de yapıyor diyebiliriz. Kitapta geçen öyküler için birer başlık açmak gerekiyor. İlk olarak Nayman Ana hikayesini ele alalım. Oğlunu arayan, ölüsünü ya da dirisini bulmak isteyen bir annenin hikayesini okuyoruz. Aytmatov okurlarına evlat özleminle yaşayan bir annenin çaresizliğini, mücadelesini etkileyici bir dille anlatıyor. Kayıp bir evlat yerine, mezarı belli olan evladın özlemini ve arzusunu ustaca yansıtmış. Bu satırları okurken MATRUKLAŞMA diye bir kavram çıkıyor karşımıza. Dönemin siyasi oluşumları önce kişilerin kafalarını kazıyarak, sonrasında ise deve derisi geçirerek güneş altında bırakır. Deri güneşte küçüldükçe, kafaları sıkışır ve aklının yitirmesine neden olur. Bunun sonunda da MATRUKLAŞMA meydana gelir. Daha sonra ise Nayman Ana’nın oğlunu bulması ve ona kendisini anlatma ve hatırlatma çabasını okuyoruz. Hikayenin sonu ise yıkıcı, şaşırtıcı ve hüzünlü bir şekilde bitiyor. Kuttubayev Abutalip Abutalip ve eşi Zaripa kitapta beni en çok etkileyen iki karekter oldu. İki çocuk sahibi olan Abutalip’in, dönemin siyasi ikliminden ötürü çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden uzaklaştırılmasını okuyoruz. Buna bağlı gelişen
Edebiyat & Roman
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202156,1bin okunma