İşin en hüzünlü yanı ise bir insanı kaybetmekten çok korktuğunuzda yaptıklarınızla kendi sonunuzu hazırlamanızdır. Sevginiz durdurulamaz bir öfkeye karışır, korkularınız karşınızdakini korkutur, ihtiyaçlarınızın öyle sonu gelmez ki insanlar bunları zaten karşılayamayacağını düşünür ve bir gün sizden vazgeçer. Size sadece ‘ bunu biliyordum’ demek kalır. İnsan bildiğini hayatına aktarır ve o ortamı ustalıkla yaratır. Bunları yaşadığı zaman da kendini doğrulamış olur. Kontrolcü kişiliği bir kez daha devrededir. Yaşadıkları aci bile olsa onları öngörmüş olmak kişiye kendini güvende hissettirir.
Coşkuyla: <<onur yaşamdan üstündür >> diye bağırıldığında aslında bu < yaşamak ve mutlu olmak hiçbir şeydir; aksine mesele, başkalarının bizim için ne düşündüğüdür> anlamına gelir.