Peşine düştüğümüz hedefler hep bir parça sislerle örtülüdür. Evliliği özleyen genç kız bilmediği bir şeyi özler. Ün peşinde koşan gencin ün denen şey hakkında en ufak bir bilgisi yoktur. Attığımız her adıma anlamını veren şey o adım hakkında hiçbir şey bilmememiz gerçeğidir.
Yaşamımızdaki sarsıcı durumları dile getirmek istediğimizde, ağırlık belirten eğretilemelere başvurmak eğilimindeyizdir. Bir şeyin bizim için büyük bir yük olduğunu söyleriz. Ya taşırız bu yükü ya da beceremez, okkanın altına gideriz, bu yükle didişir, kazanır ya da kaybederiz.
Herkes olup bitenleri az ya da çok bir uzaklıktan seyredecek ve Sabina herkesin önünde rol yapmak zorunda kalacaktı; Sabina olmak yerine, Sabina rolü oynamak, bu rolü en iyi nasıl oynayabileceğine karar vermek zorunda kalacaktı. Aşkı ağızdan ağıza dolaşmaya başladığı an, ağırlık kazanacak, bir yük olacaktı. Sabina bunun düşüncesinden bile irkiliyordu.