"Yaptığım bütün resimlerin ortak konusuna dönüşüyorsun sanki," dedi kadın. "İki dünyanın karşılaşması. İkili bir açımlama. İnanılacak şey değil; sefih Tomas'ın çizgilerinden dışarıya taşan romantik bir aşık yüzü. Ya da tersi; hep Tereza'sını düşünen Tristan'dan dışarıya yansıyan, bir sefihin güzel, ihanete uğramış dünyası."
... merhamet (bu dillerde ortaklaşa duygu) duymak sadece başkasının başına gelen talihsizliklere katlanabilmek değil, her türlü duygu yoğunluğunu -sevinç, kaygı, mutluluk, acı- onunla paylaşabilmek anlamına gelir. Bu çeşit merhamet (soucit, wspolczucie, mitgefühl, medhansla anlamında) duygusal düş gücünün ulaşabileceği en uç noktaya, duygu ve heyecanlar arasındaki telepati sanatına işaret eder böylelikle.
Bir kadınla sevişmek ve bir kadınla uyumak iki ayrı tutkudur, sadece farklı değil aynı zamanda da zıt tutkular. Aşk çiftleşme arzusunda (sonsuz sayıda kadına kadar uzanabilecek bir tutku) duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur (tek bir kadınla sınırlı olan bir arzu).