Din , esası bakımından bir ruhsal hayat olduğu halde onun ahkâm, akaid, fıkıh, feraiz gibi kanun ve şeriat cephesi, bütünü ile bedenin ruh üzerindeki çeşitli tesirlerini tanıtan ilimlerdir. Bunlar dinin kendisini tanıtmıyorlar; dine götüren yolda şu sefaletle yüklü beden gemisinin dümenini dosdoğru kullanmasını öğretiyorlar.
Bilmiyorlar ki, gençlere idealler sunmak için sanat en kuvvetli vasıtadır ve mesela din ruhu aşılamak için bugün her sanaatkardan birkaç parça okuyup geçen gençlere faraza bütün sene yalnız Yunus'un ve Akif'in, lakin tam olarak, bütün eserlerini satır satır tahlil etmek şartıyla okutulması, ezberletilmesi, sevdirilmesi kâfidir...
Hayat, şuursuz için fena, şuurlu insan için iyidir.
Onu yumrukla karşılayan için kötü, kalple karşılayana iyidir.
Istırabı çekenler için acı, saadet sahipleri için tatlıdır. Din dersi okutma da böyledir, şekillere göre hükümler alır...