Hülya Yücel Ergün

Hülya Yücel Ergün
Ses Söz Arpacık
Uluslararası İlişkiler
316 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Notaları değişiyor zamanın. Mevsim bahar oluyor, bağlar gevşiyor, yazın sertliği yumuşuyor. İnsanlar yorgun, yazın tüm neşesine rağmen, yeterince rahat giysi bulamamaktan, terlemekten, güneşin yakıcılığından kaçmaktan. Bahar yorgunluğu diyorlar ama yaz yorgunu insanlar. Güneş yazın sıktığı iplerini biraz gevşetince çıkıyor yorgunluk. Narin'in cesedi bulunalı daha birkaç gün oldu. Yaz kadar sıcak gündem. Anne ne demek, amca ne demek, ağabey ne demek tekrar düşünüyor insanlar. Kutsallar düşüyor bir bir tahtlarından. İnsanlar çocuğun ve çocukluğun mahremiyetine saygıyı önemsiyor, çocukluğun dokunulmazlığını anlıyorlar ve ses çıkarıyorlar, gürültü koparıyorlar katlediliş karşısında. Belli ki gündeme bahar gelecek bir gün, adalet inecek yeryüzünün bu kara parçasına. Notaları değişecek zamanın. Bahar yüreklere gelecek Narin'siz. Sert olacak ama gelecek bahar inşallah.
Reklam
“rönesans öncesi cahil kilise erbabı ‘bir oku hedefine meleklerin taşıdığını’ söylerdi. çünkü ivme gibi değişen bir hız onlara akıl almaz görünürdü. fakat ivme bulununca oku hedefe meleklerin götürmediği anlaşıldı. kendimize ‘pozitivist’ dediğimiz anda, bu kez okun kuantlardan, kuantların sonsuz özünlü enerjiden yani nurdan olduğunu anlıyoruz. her fizik olayının olduğu yerde ‘evren bilinci melekler’ hazır olduğuna göre ‘oku yine melekler hedefine götürüyor’ demek zorunda kalacağız. çünkü o okun ‘soyut, eksi boyda ve eksi ağırlıkta’ bir görünmeyen kopyası var. ok hedefine gitmeden önce, o hayali ok gidip hedefi buluyor ve arkasından da asıl ok bu izsürümü üzerinden geliyor. cam hayalen kırılıyor ve taş geliyor. sonuç, nedenden önce geliyor.”

Hülya Yücel Ergün

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
Beğendi
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2024 18:47
·
2024 16. kitabı
Rainer Maria Rilke
7.9/10 · 1.437 okunma
"Çiçekler ve meyveler yere düştükleri zaman olgundurlar; hayvanlar birbirlerini hissederler, birbirlerini bulurlar ve  bundan memnundurlar.  Ama bizler,  Tanrı'yı gözüne kestirmiş olan bizler, bizler bitiremiyoruz bir türlü işimizi. Tabiatımızı kenara itiyoruz, daha ihtiyacımız var zamana.  Bizim için bir yıl nedir ki? Bütün yıllar nedir?  Daha Tanrı'ya başlamadan önce ona dua edelim: Tanrım izin ver geceyi atlatalım. Ve ardından hastalığı. Ve sonra aşkı.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Zamanın başa dönmüş gibi olduğu anlar olur. Bunu tarif etmek güç. Dejavu gibi değil. Aynı oyunun farklı bir versiyoru içinde bulursun kendini. Bugün artık yarındır yahut yarın artık bugündür gibi bir şey. Bire bir aynı olaylar değildir ama psikolojik olarak aynı hissettiğin, aynı tepkileri verdiğin bir oyun. Hayat senden bir cevap bekliyordur ama sen tepki veriyorsundur. Hayat tepkileri cevaptan saymıyor, galiba bunu anlamamız gerekiyor. Her imtihanda olduğu gibi, doğru ya da yanlış bir cevap istiyor sınav kağıdı. Sınav sorularına tepki verdiğimizde, bağırıp çağırdığımızda, öfkeyle hareket ettiğimizde ise konu tekrarına düşüyoruz. Okul bu anlamda, imtihan bilinci için iyi bir metafor. Hayattaki her şey adeta birer metafor. Onları yorumlamak için düşünceyi yormamız gerek. İmtihan her yerden çıkabiliyor karşımıza. Özellikle hiç beklemediğimiz yerlerden, yakınlarımızdan, bazen de kendimizden.
Reklam