'Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimdeki umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde seninle benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle, yüzümde incelik adına ben geçtim...'
Şöyle dedi: 'Çok korkuyorum.'
'Neden,' diye sordum.
'Öyle mutluyum ki, Doktor Resul. Böylesine büyük, müthiş bir mutluluk, insanı korkutuyor.'
Yine nedenini sordum, şöyle dedi:
'Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.'
'Bir kahvenin tadını, bir insan sesi değistirebilir. Berbat bir günü, bir insan yüzü güzelleştirebilir. Acı bir haberi, bir insan sözü hafifletebilir.
Mutlu bir anı, bir insan daha mutlu yapabilir. İnsan insana lazımdır. Ama insan insana..'