Aşka ait her mesele, yalnız onunla, onun içinde hallolunur. Aşk kendisine dışarıda ne hedef, ne de vasıta arar. Dışarıdan himayeye de ihtiyacı yoktur. Bir sömürge değil, muazzam bir imparatorluktur o.
Bütün bu telkin kıyameti önünde ben neyim? Hiç ve her şey. Tek adam ve kendimin elçisi olarak, hiç. Fakat bir küfeci çocuğun kalbinde bile gizli hasreti yanan bambaşka bir dünyanın ve yepyeni bir çağın temsilcisi olarak, her şey.