İlkim ben senin yokluğuna alışmayı da seni unutmayı da hiç istemedim ki. Hiç istemedim. Zaten niye isteyeyim? Niye kalbimin deniz kıyısındaki o evinden vazgeçeyim ben? Ben bahar sabahlarımdan niye vazgeçeyim? Gün ışığımı neden kaybetmek isteyeyim? İlkim ben bakmaya kıyamadığımdan ayrı kalmayı nasıl kabulleneyim?
+ Beni karaborsada satıp bu hale getiren oydu ama tek suçlu o değil. O gece buna katkıda bulunanlar da bedelini ödeyecek.
- Ah, Kyle..
+ Acımanı kendine sakla, prenses.
- Sana acımaktan çok uzağım. Senin için onu öldürmek istiyorum.
+ Neden onları öldürmenin en iyi yolunu planlıyormuşsun gibi görünüyorsun?
- Çünkü öyle yapıyorum.
+ Neden yapıyorsun ki?
- Sana tuhaf bakıyorlar.
+ Ben onların patronuyum. Bana tuhaf bakmıyorlar.
- Evet bakıyorlar.
+ Sadece paranoyak davranıyorsun.
- Sen de kendi güzelliğinin farkında değilsin.
+ Benim güzelliğimin bununla ne ilgisi var?
- Senin lanet olası güzelliğin olmasaydı, sana bakan her piçin kalbini söküp çıkarmak istemezdim. O zaman kaderlerini daha da kötüleştirme.
+ Nasıl?
- Onlarla konuşma, onlara gülümseme, onlar sadece bana ait olmalı.
+ Çok abartıyorsun.
- Sen benimsin.