Bazen sınırın aşıldığı o belirleyici an vardır; genellikle neredeyse fark edilemeyecek kadar küçüktür. İster göz temasını
gereğinden fazla uzun tutmak, ister çapkınca gönderilen bir
mesaja karşılık vermek ya da zaten biraz fazla içmişken başka bir yere gitmek için bardan ayrılmak gibi. O ince,neredeyse görünmez çizgi bir kez geçildiğinde, artık geri dönüş yoktur; tıpkı havalanmak üzere olan bir uçak gibi; ya havalanırsın ya da çakılırsın.