İnsan, gözle görülen bir beden ve basiretle görülen nefis ve ruhtan ibarettir. Bunların her birinin bir heyet ve sureti vardır. Bu heyet ve suret, çirkin veya güzeldir. Bu bakımdan basiretle idrak edilen nefis ve ruh, gözle idrak edilen bedenden, kıymet bakımından daha büyüktür ve bunun içindir ki Allah Teâla, onu kendisine izafe ederek değerini büyütmüştür.
Kalpler soğudukları zaman körleşirler. Eğer yalnızlıkta vahşet, başkasıyla oturmakta kalbe rahatlık veren yakınlık varsa, bu takdirde halka karışmak daha evladır.
Halkın senden ümitlerinin kesilmesinde birçok fayda vardır. Çünkü halkın rızası öyle bir uzaklıktır ki, bir türlü kavuşulmaz. Bu bakımdan kişinin kendi nefsinin ıslahıyla meşgul olması daha iyidir.
İnsanın tanıdıklarından gördüğü kötülükler ve oturup kalktığı kimselerden çektiği ızdırap pek çoktur.
Uzlette ise, bütün bunlardan kurtuluş vardır. Uzleti tercih eden kimselerin çoğu buna işaret etmişlerdir.
"Gece konuştuğun zaman yavaş ol! Gündüz konuştuğun zaman, önce etrafını süz! Çünkü söz ağzından çıktıktan sonra bir daha geri dönmez. İster iyi, ister kötü olsun."