Michael Ende ile tanışıklığım birçoğunuzda olduğu gibi Momo adlı eseriyle başladı. Onu çok çok sevmiştim ve asla bir çocuk kitabı olarak bakmamıştım. Yazarın fantastik ögeleri hiç zorlanmadan ve zorlamadan okuyucuya işlemesi yeteneğine bayıldım.
Fantastik kitaplar genelde çoğumuza “lay lay lom galiba sana göre sevmeler.” gelir ya hani; bu yazarın kullandığı dil akıcı olmasına rağmen gayet sindirilmesi zor. Yazım yılı da göz önüne alındığında fantastik edebiyatın yol göstericilerinden desem çok da abartmış olmam sanırım.
Gelelim Bitmeyecek Öykü’nün bitmemesine.
Bence bu kitap ikileme şeklinde olmalıydı. İlk kısım ne kadar eğlenceli ise ikinci kısım bir o kadar durağan. “Hadi artık bit lütfen” diyerek; ama aynı zamanda deli gibi merak ederek okudum. Ambivalan duygular yaşadım resmen.
Okunur mu? Okunur.
Sevilir mi? Çok sevilir.
Sıkar mı? Evet valla sıkar.
Bilmiyorum tercih sizin işte.