İhtiyaç sebeplerin en korkuncudur. İnsan çaresiz kalınca hırsız, hayasız olmayacak kadar metanet gösterebilse de, riyakâr, dalkavuk, yaltakçı olmaktan tamamiyle kurtulamıyor, doğrular için dünyada rahat kalmadı. Bunlar sevaplarının mükafatına ancak ahrette erebileceklerdir. Ölüm hayattan ziyade saadet verir gibi görünüyor. Fakat her şeyde bir had vardır. Tahammül son dereceyi bulunca en miskinlere bile isyanla bir köpürme geliyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sokullu Mehmed Paşa’nın doğup büyüdüğü memleketi Vişegrad’da bulunan Drina nehrinin üzerine Drina Köprüsü'nü yaptırmak istemesiyle başlıyor kitap. Köprünün yapım aşamasında görevli olan Abdi Ağa'nın halka yaptığı zulüm ve işkenceyi gözler önüne seriyor ancak sonrasında Sokullu Mehmed Paşa’nın durumu öğrenip müdahale etmesi ile halk rahat bir nefes alıyor.
Daha sonrasında Drina Köprüsü bitiyor ve yüzyıllar süren serüvenine başlıyor. Sel felaketleri, Sırp ayaklanmaları, salgın hastalıklar, askerî müdahaleler, köprüyle birlikte yapılan Taş Hanın akıbeti, Osmanlı’nın çekilmesi ve Avusturya yönetiminin başlaması ve tüm bunların içinde orada yaşayan halkın yaşadığı tüm hüzünlü ve güzel olaylara şahit oluyoruz.
Köprünün yapılışından başlayarak okuduğum her bölümde yaşanan tüm olaylar, değişen hayatlar, önce gençliğine sonrasında yaşlılıklarına şahit olduğumuz karakterler ve savaşın gölgesinde geçen ömürler.
Çok dikkatli, sakin ve sindirerek okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Son sayfalarda aklıma Piyanist filminin o meşhur sahnesi geldi ve gerçekten gözlerim dolu dolu bitirdim.
Bir köprünün tarihine şahitlik etmek eşsiz bir deneyimdi. Sizlere de tavsiye ederim.