📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
… Kızgınlığını örtmek için sırıtmaya çabalayan bu çirkin yüze cevap vermek yerine, gözlüklerin bulunduğu tezgâhtaki el aynasını alıp Dilaver’in yüzüne tuttu.
İlhami’de yıllardır saçkıran vardı. Başının arka kısmı para para açılıyordu. İşi gereği düzenli ziyaret ettiği cildiyeciler buna henüz bir çare bulmuş değildi. Gerçi cildiyecilerin hiçbiri de ‘Aman İlhami’nin saçkıranına bir çare bulayım’, diye kendini paralamıyordu.
Başhekim Demir Demir hastanenin döner sermayesine tenezzül etmeyip yatakhane arkadaşını ve değerli eşini doğrudan evine de davet edebilirdi elbette, ama karısı Sevim Demir evde yatılı misafir istemiyordu. Daha hemşirelik yüksekokulunda talebeyken Demir Bey’le evlenip mesleğini başlamadan bırakan Sevim Hanım, obsesif kompulsif kişilik bozukluğundan muzdaripti. Evde yabancıların dokunduğu her yeri, Ankaralı olduğu için ‘Ozonlu su’ dediği çamaşır suyuyla silmeden rahat edemiyor, bu nedenle yalnızca yatılı misafir değil, gündüzlü misafir de istemiyordu.
Kapıldığı yaşlanma korkusunun nedeni, ‘Yarın başlayacağım, yakında yapacağım, daha zaman var, bugün, yarın ..’ diye diye ertelediği şeylerin hiçbirini yapamamış, hayallerinin birçoğu için zamanın geçmiş olduğunu, sanki zihninde bir şimşek çakmış gibi birdenbire ve kesinlikle anladığı halde, inkâr etmiş olmasıydı.