" Herkesin bildiği ölümü ben mahrem sandım. Hayat tabutun dışında öyle aldırışsız devam ediyor ki, içeride ben utandım! Dilencilerin, dileceneğine çalışsana, diye azarlanmaları gibi, ben de tabutun içinde hareketsiz yatarken, öleceğine yaşasana, diye azarlandım ve kendi ölümümden utandım. "
" Hatırlamaktan yaşamaya vaktim ve takatim kalmıyordu. Aslında böyle biri olmayı hiç istemezdim, istememiştim. Kitaplığımdaki kitaplar bile bitap düşmüstü. Okuduğum ve okunmayı bekleyen bütün kitaplar, olmayı umduğum insanı yaratmaya, biçimlendirmeye çalışmaktan bitap düşmüşlerdi. "
" 'Saatler masumdur, ' diyor. 'Günler, aylar masumdur. Ama sonunda hepsi bir olup karşısına çıkan her şeyi öldürür. İnsan yine de bu kumarı sürdürür. ' "
" Kendi doğamı yadırgıyorum. Bambaşka bir ses ve vurguyla sorardı: Sence bu olağan mı? Bir bütünlük arıyorum çünkü kendimi darmadağınık hissediyorum, dağılarak yok olacakmışım gibi hissediyorum. Peki sence bu olağan mı? "