Minira Abasova

Minira Abasova
@Minira
Ne zaman yürümeye çalışsam düşerdim. Sanki arkadan bir güç iterdi de beni, yüzüstü yere kapaklanırdım; ya da sanki önümden bir şey bana abanırdı da, arka üstü yere otururdum. Beni ezmek isteyen havanın baskısıydı bu, beni derinliklerine çekmek isteyen toprağın çekişi gibiydi. Hepsinin ortasında da ben vardım, ayağa kalkmak için, ellerimle kollarımla mücadele eden, debelenen ben. Ama düşer dururdum, uçsuz bucaksız bir denize atılmış, batmaya başladığında suyla, yüzmeye başladığında rüzgârla kamçılanan bir nesne gibi, oradan oraya sürüklenirdim. Bir çift göz dışında güvenecek hiçbir şeyim olmadan, denizle gök arasında sonsuza dek batıp çıkmak ve bir çift göz dışında, tüm gücümle yapıştığım o gözler dışında beni kaldıran hiçbir şey olmaksızın... Yalnız ve yalnız o bir çift göz kaldırırdı beni sanki. İri iniydiler, ufak mıydılar bilmiyorum; kirpikleri uzun muydu, kısa mıydı, onu da bilmiyorum. Bütün anımsadığım kapkara iki yuvarlağın çevresinde apak iki halka. Akın daha ak, karanın daha kara olması için, bu gözlere bir bakmam yeterdi; sanki gizemli bir kaynaktan alıyorlardı ışıklarını, çünkü toprak katran karası, gökyüzüyse aysız güneşsiz, gece kadar karanlıktı. Her nasılsa, onun annem olduğunu anlayabiliyordum.
Sayfa 16 - Metis·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
-"Aslına bakarsanız, onun katil olduğuna inanmıyorum. Yüzünü, gözlerini görseniz, bu kadar yumuşak bir kadının adam öldürebileceğine asla inanmazsınız." -"Kim demiş yumuşak kadınlar katil olmaz diye?"
Sayfa 8 - Metis·Kitabı okudu
Dünya belə şeyləri anlamır. O qədər başqa-başqa işlərlə məşğuldur ki, dünya...
Həyatın mürəkkəbliyi! Dəhşətləri! Bu dünyada heç kimə sakitlik yoxdur – sakitlik yoxdur. Hər şey dəlilik, əsil dəlilik və peşmançılıqdır.
Ümumiyyətlə, qızı elə tərbiyə etmək lazımdır ki, onu heç bir qüvvə sürükləyib çürük, mənasız cəmiyyətə atmasın.
Alıntı
Reklam