Ben エリフ • キイク

Ben エリフ • キイク
ヌル
nazikmutluinsanlardiyari
31 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Gerçek huzuru kalabalık şehirde de bulabilirsin. Ve o huzur halinde kalmak için de kafanı boşaltman gerekir," dedi. Ben de "Ben yeterince boşum. Şöhret ve servet benim için bir hiç. Bu tapınaktaki keşişlerin çoğu bile dünyevi işlerle benden daha çok içli dışlıdır," dedim. Başrahip başını sallayarak, "Boşluk, hiçlik demek değildir. Boşluk, varlığın bir türüdür. Kendimizi doldurmak için bu varoluşsal buşluğumuzu kullanmalıyız," dedi. Bu sözler bana ilham verdi. Bu söylediklerini düşündükten sonra tüm bunların sadece Budist felsefesine yakın olmadığını, bazılarının modern fizik teorilerine yakın olduğunu da gördüm.
İthaki yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Wang, "Aslında oldukça basit," diye başladı. "Güneşin hareketlerinin düzensiz görünmesinin sebebi, dünyamızın üç güneşe sahip olmasıdır. Üçünün karşılıklı yerçekimi yüzünden hareketlerini tahmin edemiyoruz. Üç Cisim sorunu... Gezegenimiz istikrarlı bir şekilde güneşlerden birinin etrafındaki yörüngede döndüğü zaman Dengeli Çağ olur. Güneşlerin bir veya daha fazlası belirli bir mesa-fe içinde hareket ettiği zaman, yerçekimi gücü dünyayı tek güneşin yörüngesinden çıkartıyor ve dünya üç güneşin yer çekimi alanında bir oraya bir buraya salınıyor. Bu da Kaos Çağı'na neden oluyor. Belirsiz bir zaman sonra gezegenimiz yine geçici bir yörüngeye çekiliyor ve başka bir Dengeli Çağ başlıyor. Bu, evren ölçeğinde bir futbol oyununa misali. Oyuncular üç güneş ve top da gezegenimiz." Birkaç kişinin kahkahası salonda yankılandı. "Onu yakarak öldürün," dedi Papa duygusuzca. Paslı demir kapıda duran iki asker, sakar birer robot gibi Wang'a doğru yürümeye başladı. "Onu yakın," dedi Galileo iç çekerek. "Senden umutluyum ama sen de sufi ya da falcıdan başka birşey değilsin." "Böyle erkekler halk için zararlıdır," diyerek verilen kararı kabul etti Aristo.
İthaki yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Alıntı
"Zaman zaman gecenin köründe, evrenin durgun gürültüsünü kulaklıklarımda duyardım. Gürültü hafif ama sürekliydi ve yıldızlardan da sonsuzdu. Bazen, Büyük Khingan Dağları'nın sonsuz kış rüzgârları gibi olduğunu düşünürdüm. Çok üşür ve sonra tarifsiz bir yalnızlık hissederdim. Zaman zaman, gece vadiyasından sonra yıldızlara bakar ve onların parlayan bir çöl gibi göründüğünü düşünür, kendimi de çölde terk edilmiş sefil bir çocuk olarak görürdüm."
Sayfa 184 - İthaki yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Hayatın evrendeki diğer şeyler gibi bir kaza olduğunu sanırdım. Evren boş bir saray, insanlık da bu sarayda yalnız bir karınca gibiydi. Zihniyet çatışmasıyla karışık bu düşünceler hayatımın ikinci yarısına aşılandı. Bazen hayatın değerli ve her şeyin çok önemli olduğunu, bazense insanların önemsiz ve hayatın da değersiz olduğunu düşünürdüm. Her neyse, benim hayatım bu garip duygularla beraber geçti. Ve bir bakmışım ki bu yaşa gelmişim..."
İthaki yayınları·Kitabı yarım bıraktı
İzleme Bölümü'nde çok özellikli ve hassas bir radyo alıcısı vardı. Yakut esaslı yürüyen dalga maşeri, dev anten tarafından alınan sinyali güçlendiriyor, paraziti en aza indirgemek için de sinyal alıcı sistemin çekirdeği, -269 santigrat derecedeki sıvı helyuma daldırılıyordu. Düzenli olarak bir helikopter geliyor ve üsse sıvı helyum tedarik ediyordu. Sis-tem çok zayıf sinyalleri bile toplama yeteneğine sahipti. Ye, radyo astronomi araştırmaları için bu ekipmanların kullanılmasının muhteşem olacağını düşünmeden edemedi. İzleme Bölümü'nün bilgisayar sistemleri İletişim Bölümü'ne göre daha büyük ve karmaşıktı. İlk kez ana bilgisayar odasına girdiğinde bir dizi katot ışın tüpü ekran gördü. Her birinin içinde akan program kodlarını görün-ce hayrete düştü, üstelik operatörler kodu test ya da revize etmekte serbestti. Üniversitede programlama öğrenirken, kaynak kodu her zaman özel bir programlama kâğıdına yazılırdı ve sonra daktilo ile çoğaltılırdı. Ye klavye ve ekran girişi diye bir şey duymuştu ama ilk kez görüyordu. Mevcut yazılım onu daha da şaşırttı. Kendisi doğal dile yakın bir dil olan FORTRAN isimli bu program hakkında bir şeyler öğrenmişti. Matematiksel denklemleri bile doğrudan koda gömebiliyorlardı. Bu şekilde programlama yapmak, makine diline göre birkaç kat daha verimliydi. Ayrıca büyük miktarda verinin kolay saklanmasına ve değiştirilmesine yardımcı olan veritabanı diye bir şey de vardı.
Sayfa 164 - İthaki yayınları·Kitabı yarım bıraktı