Günler geçtikçe, hoşlanmanın sevgiye dönüşümü hız kazandı. Beyaz Diş de, bilinç düzeyinde sevgiyi tanımıyor olsa da, bu dönüşümün ayırdındaydı. Benliğindeki boşluk, kendini hissettiriyordu; açlık çeken, sızlayan, doldurulmayı arzu eden bir boşluktu bu. Çektiği acıyı, duyduğu huzursuzluğu, ancak bu yeni tanrının dokunuşları dindirebiliyordu. Ondan uzak kaldığı zaman ise, acı ve huzursuzluk geri dönüyordu; içindeki boşluk yeniden oluşarak onu rahatsız etmeye başlıyor, açlık hissi durmaksızın içini kemiriyor da kemiriyordu.