Kitabın ismini okuduğumda kitabın konusunun Ateizmle, din ve inançla alakalı olduğunu düşünmüştüm. Ardından kitabın dış kapağı dikkatimi çekti. Kitabın dış kapağında gamalı haç sembolünü görünce Nazi Almanyası ile alakalı bir kitap olduğunu anladım. Kitabın konusuna gelirsek; olay 2. Dünya Savaşı’nın habercisi olan bir dönemde geçmektedir. İdealist bir öğretmenin gözünden gençlere karşı yürütülen faşizan eğitim politikaları, toplumu büyük ölçüde etkileyen radyo yayınları, Hitlerin aşıladığı düşünceleri ve bunların getirdiği problemler gözler önüne serilerek Nazilerin beyin yıkaması ve yetiştirdiği faşist gençlik eleştirilmiştir. Gençlerin yetiştirildiği kamplarda nasıl kafalarına girildiği, beyinlerini nasıl yıkadıkları öyle çarpıcı ve ustaca anlatılmış ki gözünüzü kırpmadan okuyabilirsiniz. Öğretmenin öğrencilerine zencilerin(kitapta Nazi karşıtı gruplar zenciler olarak adlandırılmakta) de insan olduğunu söylemesi bile öğrenciler ve toplum tarafından dışlanıp ikaz edilmesi Nazi Almanyasının toplumu ne denli etkilediğinin büyük belirteciydi aslında. Kitabı çarpıcı ve sürükleyici kılan en büyük etken eğitim kampında işlenen bir cinayetin araştırılması ve gerçeklerin açığa çıkmasını adım adım takip etmekti.
Kitabın dili yalın ve fazlasıyla akıcıydı. Aynı zamanda kitabın 1/3’ünü dolduran dipnotlar dönem hakkında bilgilendirmeler yaparak Nazi Almanyasını tanımamızı sağlıyor. Nazi Almanyasına ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.