Eski nesillerin yaptığı bugün gördüğümüz her şey, ortaya çıkmadan önce bir adamın zihninde duran bir düşünce ya da bir kadının kalbinde duran dürtüydü.
Keder dolu ruhlar, benzer olanlarla birleştiğinde huzur bulur. Tıpkı bir yabancının, yabancı bir ülkede başka bir yabancıyla tanıştığında neşelenmesi gibi, ruhlar da birbirine ilgiyle bağlanır. Mutluluğun görkemi, kederin birleştirdiği kalpleri ayıramaz. Gözyaşlarıyla iyileşmiş aşk ise haricen saf ve güzel kalır.
O anda tıpkı yaratılış zamanında suların üzerinde gezinen ruhlar gibi daha önce hiç deneyimlemediğim bir duygu, kalbimde sakince istirahat eden yeni bir heyecan hissettiğimi açıkça söyleyebilirim. İşte mutluluğum ve kederim bu heyacandan doğmuştur.