Üzüntülerimizi bir başkasına, sırf ona acı çektirmek için, acılarımızı üstlensin diye itiraf ederiz. Onu kendimize bağlamak isteseydik sadece soyut acılarımızı anlatırdık, bizi seven herkesin içtenlikle benimsediği acıları...
Cennet katlanlır gibi değildi, yoksa ilk insan ona alışırdı; bu dünya da daha katlanılır değil, çünkü burada cenneti özlüyor ya da başka bir cennet olmasını umuyoruz. Ne yapmalı, nereye gitmeli peki? Hiçbir şey yapmayalım, hiçbir yere de gitmeyelim-bu kadar basit
Hangi hakikat olursa olsun, ne denli yıkıcı olursa olsun katlanılabilir, yeter ki her şeyin yerini tutsun, yeter ki yerini aldığı umut kadar yaşamsallığı gözden kaçırmasın.