Çalıkuşu

Çalıkuşu
@Misliya
Güvende Kaldık, Ama Yaşayamadık
İnsan, başkaları tarafından yaralanmaktan çok daha önce, kendisini korumaya karar verdiği gün yaralanır. Çünkü korunmak ile yaşamak arasında sessiz bir düşmanlık vardır. Hayat insandan açıklık ister; korunma içgüdüsü ise kapanmayı. Biri kapıları açar, diğeri sürgüleri çeker. Ve çoğu zaman insan, acı çekmemek için aldığı önlemlerin bedelini yıllar sonra ruhunda öder. Sevgiden korkan insanların hikâyesi aslında sevgisizlikle ilgili değildir. Onlar sevgiyi küçümsemezler tam tersine, onun ne kadar güçlü olduğunu sezmişlerdir. Bu yüzden yaklaşmazlar. Bir uçurumun kenarına gelen insanın geri çekilmesi gibi geri çekilirler. Çünkü bilirler ki insan gerçekten sevdiği anda artık yalnızca kendisinden sorumlu değildir. Bir başkasının varlığı, onun iç dünyasında da yer edinmeye başlar. Başka bir insanın sesi günün ritmini değiştirebilir, bir bakışı insanın bütün düşüncelerini altüst edebilir. İşte bazıları bu yüzden severek kaybetmekten değil, severek değişmekten korkar. Oysa insanın kendisi olarak kalacağına dair inancı, belki de sahip olduğu en büyük yanılgıdır. Yaşamak dediğimiz şey zaten sürekli değişmektir. Bir şehri yıllarca aynı bırakmaya çalışırsanız o şehir ölür. Bir ağacın büyümesini engellerseniz çürür. İnsan ruhu da böyledir; onu korumak adına hareket etmezseniz zamanla canlılığını yitirir. Güvenli bir hayat çoğu zaman yaşayan bir hayat değil, yalnızca ertelenmiş bir hayattır. Çağımızın insanı her şeyi kontrol etmek istiyor. Ne hissedeceğini, kimi seveceğini, ne kadar bağlanacağını, ne kadar üzüleceğini önceden belirlemek istiyor. Sanki hayat, doğru hesaplandığında kayıpsız tamamlanabilecek bir denklemmiş gibi davranıyor. Oysa hayatın en önemli olayları, kontrolümüzün bittiği yerde başlar. Kimse hayatını değiştiren dostluğu planlayamaz. Kimse kendisini dönüştürecek bir
1000Kitap
Çalıkuşu
Cok dogru tespit
Reklam
Abdulbasit Sarut, sadece cephede savaşan bir savaşçı değil; Suriye halkının özgürlük çığlığını hem silahıyla hem de destansı ezgileriyle tüm dünyaya duyuran, direnişin ve fedakarlığın simgesidir. İtrail işgali altındaki Golan asıllı olan Sarut, Futbol sahalarında Suriye Genç Milli Takımı ve El-Kerame’nin kalesini korurken, Suriye’de devrim hareketinin başlamasıyla “Cennet! Cennet! Sen Cennetsin Ey Vatanım” ezgisiyle, direnişi halk tabanında umutla ayağa kaldırmıştır. Humus’un Bayda, Halidiye ve Baba Amr bölgelerindeki ağır kuşatma günlerinde, ağaç yaprakları ve acı zeytin yiyerek hayatta kalmış, açlığa ve ölüme karşı iradenin en somut örneğini sergilemiştir. Kurucusu olduğu El-Bayda Şehitleri Taburu ve sonrasında katıldığı Ceyşü’l-İzze saflarında, taktiksel başarıları ve cesaretiyle öne çıkmış; sayısız suikast girişiminden kurtularak cephe hattındaki liderlik rolünü son ana kadar sürdürmüştür. Bu kutlu mücadelede babasını, 6 kardeşinin tamamını ve yeğenlerini şehit vermiş; geride kalan metanet abidesi annesi Hacca Hasna’nın moral desteğiyle, davasına olan sadakat ve inancından asla taviz vermemiştir. Son sözleri şöyleydi El Sarut’un: “Ey gençler, şehitlerin kanını boşa harcamayın. Allah aşkına, şehitlerin kanını boşa harcamayın.” Belki devrimin gerçekleştiği günleri göremedi fakat ardında teslim olmayı reddeden onurlu bir miras ve geleceğe umut olan ezgiler bıraktı. Ruhuna El-Fatiha…
1000Kitap
Çalıkuşu
🩶
Herkese selamün aleyküm, Aranızdan bir kişiye aşağıdaki eserlerden birini hediye etmek istiyorum. Eseri yorumda belirtmeniz kâfidir. Hayırlısı olsun herkese şimdiden. Eserler: • Fethu'r RabbânîRiyazü's SalihinAçıklamalı Delâilü'l HayrâtEl-Ezkâr (Cep Boy, 2 Cilt)Risale-i Kudsiyye 1 & Risale-i Kudsiyye 2Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı (2 Cilt Takım)Bir Ekol ve Bir Okul Hz. Musab (3 Cilt Takım)
1000k
Çalıkuşu
Ve aleykümselam bir ekol Ve bir okul hz Musab
Herkes gibi ben de 10-15 yaş aralığında "Dünyayı değiştirme" düşüncesine sahiptim, ama daha yirmili yaşların ortasında. Dünyayı değiştirecek güce sahip olmayı bırakın, Dünya'nın beni değiştirmesine engel olacak kadar bile güçlü olmadığımı fark ettim. Hepimiz şunun farkındayız ki, eskisi kadar iyi biri değiliz, eskisi kadar mutlu veya hayalperest degiliz, hayatın ne kadar ciddi olduğunun farkındayız, belki de bu yüzden hep eskiye özlem duyuyoruz, benim bunu fark etmemi sağlayan eski ben olmayışımdı.
Çalıkuşu
Yazı üslubunuz tespitleriniz çok hoş kitap yazdinizmi yada bu cümleler size ait mi?