Gökte yıldızları vardır insanların ama hiçbiri birbirine benzemez. Seyyah olana kılavuz olur yıldızlar. Kimisi ufacık ışık zanneder gökyüzünde. Âlimlere sorsan çözülecek bilmece, iş adamına sorsan toplanacak paradır yıldızlar. Fakat inan bana, onların yıldızları konuşmaz, suskundur onlar.
"Madem öyle sen de kendini yargılarsın" diye yanıt verdi kral "Ama bu en zor iştir bilesin. Başkasını yargılamaktan çok daha güçtür kendini yargılamak. Öte yandan kendini hakkı ile yargılamayı becerebilirsen şüphe duymayasın ki bilge bir kişi olmuşsun demektir."
Kırmızı suratlı bir beyefendinin yaşadığı bir gezegen görmüştüm. Bir kerecik olsun bir çiçek koklamamış bu beyefendi, bir kerecik olsun yıldızlara bakmamış. Hiç kimseyi sevmemiş, işi gücü hesap yapmakmış. Sabahtan akşama kadar senin gibi "ben ciddi adamım, ben ciddi adamım" diye dolaşıyormuş. Böbür böbür böbürleniyormuş. Görsen adam sanırmışsın tabii, değilmiş ama mantarın tekiymiş!
Ah Küçük prens ah! Senin o ufacık hayatını kuşatmış hüzne şahit olmaya böyle başlamıştım işte. Meğer kaç zaman tek eğlencen gün batımını sessizliğine bırakmak olmuş kendini.