M.

M.
@Misraibercestee
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya!
Hazret-i Sıddîk'ın vefatı günü, Erkam İbn-i Ebi'l-Erkam radıyallahu anh Hazretleri de sonsuzluk âlemine göçtü. İlk müslümanlardan olup Resûl-i Ekrem Hazretleri, Peygamberliğinin ilk yıllarında onun hanesinde gizlenmiş ve Hazret-i Ömerü'l-Fârük dahi o hanede İslâm ile müşerref olmuştu.
Sayfa 75
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hazreti Ebubekir radıyallahu anh
Akşamdan sonra, yani Hicri on üç senesi Cemaziyelâhir ayının sonuna sekiz gün kala Salı gecesi akşamla yatsı arasında altmış üç yaşında olduğu halde vefat etti. İki sene, üç ay, on günden beri hasretini çektiği Fahr-i Kâinatın yanına gitti. Radıyallahu anhu ve kerremallahu vechehu. Son kelâmı: "Ya Rabbi! Müslim olduğum halde ruhumu kabzet ve beni sâlihlere ilhak eyle" oldu. Cenazesi, Resûl-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin seriri üzerinde götürüldü. Namazını Hazret-i Ömer, kabir ile minber arasında kıldırdı. Fahr-i Âlem Sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin yanına defnolundu. Başı, onun şerefli omuzları hizasına kondu. Mağarada arkadaş olduğu gibi kabirde de ona komşu oldu. Kabrine Abdurrahman ve Ömer ve Osman ve Talha radiyallahu anhum hazretleri indi
Sayfa 74
Din
Bir aralık Selman-ı Fârisi ile diğer bazı Ashâb-ı Güzîn radiyallahu anhum, Hazret-i Sıddîk'ın huzuruna girip: "Bir nasîhat ediniz ki onunla amel edelim" dediklerinde: "Yakında size pek çok rızık kapıları açılacak. Bir kaç günlük ömre aldanıp da yarın Allah'ın huzurunda mahcûb olmayınız" dedi.
Sayfa 73
Din
... Hilafet'e de onu münâsib gördü ve önce Abdurrahman bin Avf radıyallahu anh Hazretlerini çağırdı: "Ömer'in hilâfeti hakkında ne dersin?" diye sordu. O da: "İstediginden a'lâdır. Fakat biraz şiddeti vardır" dediğinde: "Onun şiddeti benim yufkalığımı ta'dîl içindir. İş, kendi başına kaldığı halde hiddet ve şiddet gibi hallerden vazgeçer. Ben, ona dikkat ettim. Ben, bir adama kızdığımda o, yumuşaklık gösterir ve birine mülâyemet gösterdigimde o, şiddet gösterir" diye buyurdu.
Sayfa 71
Din
Müslümanlar ise büyük-küçük hepsi güzel ahlâk ile vasıflanmış, İslam âdâbı ile edeblenmiş olarak vardıkları yerlerde herkese güzel muamele ederlerdi. Her hususta hakkaniyet ve adalet üzere hareket ederler ve her türlü fenalıklardan sakınırlardı. Hatta bu sırada, Bizans genarallerinden birinin tahkikât için İslam ordusuna göndermiş olduğu bir Arab, bir gün bir gece Müslümanlar içinde bulundu. Döndügünde İslâm askerlerinin halini genarale şöyle anlattı: "Onlar, geceleyin hep ibâdet ederler ve gündüz ise hep askerdirler. Aralarında hakkı yerleştirmek için zina edenleri recm ederler ve hırsızlık yapanlan kendi sultanlanının oğlu bile olsa elini keserler." Bunun üzerine general: "Öyle ise yeryüzünde onlarla uğraşmaktansa, yerin altı bize daha hayırlıdır," demiştir.
Sayfa 65
Din